Dizelemeceler Kategorisi için arşiv
Kadın ve Diğeri (Bekleme Odası)
Kadın gider. “Ama”sı,tarzı,terkettiği farklı. Her gelişi gidişine gebe. Gidişi toz duman, Gidişi sessiz, Gidişi acımasız bazen Ama hep haklı. Kimi zaman huzur Kimi zaman cehennem Kimi zaman gözyaşı kalır; Her gidiş farklı bir miras bırakır. Gitmeye gelir ve sonunda gider kadın. Erkek “ise”; Onunki bambaşka bir hikaye… i.s.e.
Anne Kokusu
Eylülün yağmurunda Annemin gözyaşı vardır, Sevdiğimin silueti. Şimdi ağustos sıcağında Şehvetli ve egoist istekler baş konuk. Kuru fasulyede Annemin emeği vardır, Dostluk adına paylaşılan aşın tanrısal gururu. Şimdi fast-food larla İdame ediliyor yaşamlar. Etek ki en çok yakışandır kadına. Ve her etek annem kokar. Şimdi pantolonlu kadınlar dolaşıyor sokaklarda. Ve ben şimdi Gözyaşını, emeğini Ama [...]
Sanrı
Bir Ortaköy hatırası… Şiir kokusu var havada… İki kelime yan yana gelse, Dize olacak. ‘Sarı’ desem, ‘Lacivert’ diye cevap gelecek bir yerlerden. Düşler kursam, Gerçek olacak her biri. Bir gülsen… Kapanacak yaralarımın tümü. i.s.e.
GitmeSEN
Bir film karesinin andırırcasına Artıyor şiddeti yağmurun, Ayrılık vakti yaklaştıkça. “Gitme,kal!”dan daha etkili bir cümle kurmalıyım, Gitmeyip,kalmanı sağlamak için. Tüm hücrelerim yalvaracak izin versem Sen de istemiyor olmalısın gitmeyi. Yağmurun hızı artıyor, Lanet olsun, bulamadım o cümleyi… ‘Gitme,kal!‘… i.s.e.
Eksik
Oysa neler neler anlatacaktım sana; İstanbul’a,Antep’e,en çok da hiç bilmediğim güzel şehirlere benzeyecekti anlatacaklarım Özlemi,aşkı,biriktirdiklerimi bildirecektim sana. Düşerken acıyanlarımı, İnadına ayağa kalkışlarımı, Gözlerini,avunuşlarımı, Bildiğin ve bilmediğin yaralarımı,umutlarımı… O kadar çok şeyi sığdıracaktım ki kelimelere Onlar bile şaşıracaktı; Yokluğunla kararan geceleri, Bir sözcüğünle aydınlanan [...]
Bu Aralar
“Toplumda bir kişinin mutluluğu ahlaksızlıktır.” Albert CAMUS ‘Ahlaksızlık her insanın hakkıdır.’ i.s.e. Bu aralar susuyorum Ne metaforlar uçuşuyor oysa beynimde. Tahmin bile edemezsiniz Suskunluğumda kaç şiiri boğduğumu. Parklarda, çocuklardan salıncak vakitleri çalıyorum Çocukken yeteri kadar binmemişim Alacaklıyım, Hesabı kapatıyorum. Bir kişinin mutluluğunun ahlaksızlık olduğunu biliyorum, Yine de bu aralar mutluyum; Ahlaksızlık hakkımı kullanıyorum. Hâla neden [...]
Siz Hiç?
Kaç gece ağladım siz yokken. Gözyaşlarım akarken Hıçkırıklarımı duydunuz mu hiç? Yalancı düşlerime yer açtınız mı Kuytu bir köşesinde kalbinizin? Ya da gülüp geçebildiniz mi Sadece? Hiç,hiç olmaya uğraştığımı fark ettiniz mi? Hiçlik nehrine birlikte akmayı Düşlediniz mi? Siz hiç sordunuz mu kim olduğunuzu İnsafsız gecelere? Yanıtsızlığın dayanılmazlığını tattınız mı Tüm bedeninizle? Ben sizin için [...]
Turgut Usta Affetsin
‘Bu senin eski zaman hassasiyetlerin’ diye başlıyor cümleye, Gönlüme girecek zannediyorum Aklıma giriyor oysa. Akıl veriyor. ‘İyi,güzel’ deyince hevesleniyorum tekrar, Başımı okşayacağını umut ediyorum. ‘-de’yi ekliyor ardından. ‘İyi, güzel de’ olunca cümle Kalbime vuruyor,kalbimden vuruyor. ‘Demode artık oğlum bunlar, Gerçekleri görmezden gelme’ Bu cümleyle birlikte susuyorum ben de İçimdeki şu cümle kendini ele vermesin diye: [...]
Vaat
El “veda” değil El “ini ver” geçiyor içimden. Kalbim taş kesmedi, Vedalaşamam seninle Hiç beceremem zaten vedalaşma cümlelerini Aranan oyuncusu olamadım hiç vedalaşma sahnelerinin Sen ağlarken gidemem El… ..“veda” diyemem sana .. “ini ver”bana. Hoşça değil, Benle kal… (Ben hoş tutarım zaten seni.) i.s.e.
Yitik Adam
Soğuk denizlere atlama heyecanımı Bir kızın gözlerinde yitirdim. Cesaret;zaten benim için Bir çocukluk düşüydü sadece. Şimdi hücrelerimde amaçsız kelimeler dolaşıyor Bezginlik değil,kırgınlık hiç değil, Anlamsızlığın boğucu ikilemi, Kaybedişin acısı bu sadece. Uzağıma düşüyor şimdi Sonunu düşünmeden başlamak bir ilişkiye Hesap kitapla da uğraşamıyorum Galiba birazcık herkes gibi oluyorum sadece. Ve sadecelerden sonra sen. Bedeli gibi [...]
Nazım Usta’ya Saygılarla
Ne güzel şey konuşabilmek seninle Oturmak dizdize Ölüm ve kazanma korkusu olmadan Olduğu gibi;öylece. Ne güzel şey bakabilmek gözlerine Bir kuyunun derinliklerinden su çıkarır gibi hayatın candamarına, Yeni anlamlar kazandırmak yeryüzüne. Ne güzel şey dokunabilmek sana Tüm hatalarımı,günahlarımı,suçlarımı Bedeninde aklatmak; İlk önce kendime. Ne güzel şey sevebilmek seni Tüm karanlıklara inat aydınlığa sarılır gibi, Çocuk [...]
H-A-S-R-E-T
Bir kelimedir hasret, Altı harf sadece. Bir gün tükenir kelimeler, Üzülme Sevgili; Bu hasret de biter. i.s.e.
O Bir Çocuk
Bir tankın karşısında bedenini siper etmiş Iraklı bir çocuğun hayatından bir kesit: I know U don’t know my language But I know yours. I know U don’t have any idea about humanity But I have. I know U don’t have a heart But I have and it lives with all the world. I know U [...]
Sessiz Sedasız
En iyi böylesi galiba Sabah vakti terketmek bir şehri Pazar sabahı mümkünse, Uyanmamışken şehir. Arkandan el sallayan olmamalı, Zorlaştırmamalı yolu,yolculuğunu… Ve bekleyen de olmamalı Varacağın şehirde. Sahte bir gülüş için değil, Ummadan hiçbir şey Vakti geldiği için yola çıkmanın… Yani sırf bu sebepten Yol çağırdığı için seni Düşmelisin yola Kimseler uyanmadan, Bir sabah vakti Mümkünse bir [...]
Bu Gece Sevmiyorum Seni
Bu gece sevmiyorum seni Bu gece açlar var,yoksullar üşüyor Sokaklarda. Birbirinin namusuna göz dikenler dolaşıyor ortalıkta. Bu gece aldatmalar,yalan türküler Dolaşıyor meydanlarda. Bu gece karanlık kadar karanlık. Bu gece rüşvet,yolsuzluk var [...]
Sana Bana Bize Dair…
Yalnızsın Ve suçlayacak hiç kimsen yok, işin kötü tarafı. Eskimiş elbiseni bana getirmen, hep bu yüzden. Yalnızlığına en güzel yamaları benim diktiğimi Hatırlıyor ‘lanetli’ bilincin. Masamın üzerinde duran ‘insafsız’ gidişini unutmuşken, Hünerli ellerimi unutamıyorsun. Oysa hayır gelmez onlardan artık sana, Eskiyen elbisende üşümek senin tercihindi. ‘Git, tercih ettiğin yalnızlığını yaşa şimdi’ diye haykırıyorum… Yine de [...]
Siz Başlığı Koyamadınız, Başlık Bana Koydu
Evet baylar, bayanlar Kadıköy-Pub’un adı değişti, Bizi yoldan çeviren ‘Yolumuzu saptıran’ garson da kayıplarda. Ve bazılarınız eskidi Eskidi ve gitti… Bu defa isim vermeyelim Siz bilirsiniz kendinizi. Zira kalanları sayarsak Gidenler kırılır belki. Ve kalp kırmak bizim işimiz değil En fazla iki kadeh kırarız masada, O da sakarlıktan mütevellit. ‘Bugünlük hesap vermeyelim hiç kimseye’ hovardalığımın [...]
Başlığı Siz Koyun
Durun be,gitmeyin! Yeşil Efe açacaz daha Paçangalarımız gelecek Yoksa burası Kadıköy-Pub değil mi… Fırat,bir gün gidersin elbet askere, Acele etme!… Okul da biter bir gün Hakan Biz bitiyoruz be; Otursana şöyle. Asma suratını Fatih Bir yıl çabuk geçer: Tekrarı var sınavın,telafi edersin Sokdurtma lan işte ÖSSsine! Daha devrim yapacaz biz Şu rakıyı bir bitirelim de. [...]
Okul Yolu
Ağıtsı seslerimi Kelimelerle derleyip Kapına yığdım dün gece. Sabah olunca, -hiç fark etmeden- Onları çiğneyerek Okulun yolunu tuttun Sen yine.
Bilseydim Büyümezdim
Eskiden ‘iyi’ şiirler yazıyordum, O zamanlar her şey bu kadar kirlenmemişti, Sen gitmemiştin henüz, Hikâyemizin orta yerine gözyaşı düşmemişti, Çocuklar sokaklarda mendil satmanın çaresizliğine mahkûm edilmemişti, Oyun oynuyorlardı sadece, zamandan kaygısız. Ebeveynler ‘aman kimseyle kavga etme, iyi geçin’ diye salıyorlardı çocuklarını sokağa, ‘Gücün yetmiyorsa, taş at’ cümleleri icat edilmemişti henüz babaların zihninde, Bir kadını tanımlarken [...]
Başlıksız
Ayakta kalabilmek değildir hayat, Her düşüşten sonra yeniden kalkabilmektir ayağa. Ve gereklilikleri vardır hayatın, sevgi mesela… Yağmur bulutu nasıl severse öyle sevmeli bu hayatı. Ve fidan her bahar yeşillere bürünüp nasıl sarılırsa doğaya, Ayağa kalkıp öyle sarılmalı bu hayata.
Yaktığın Şehrime Ağlama
Akıl elbet gelir başa, Bazen çok geçtir ama. Kaplumbağa çekilmiştir kabuğuna Çıkarmaz başını bir daha Göstermek için sana. Yaktıkların için ağlamak boşuna. Hem var mıydı ki, o kadar yüreğin Yakmadan, yanarak yürümeye bu yolda? http://fizy.com/#s/1m0kj3
Senli Düşüm
Konuşa konuşa sussak, Susa susa konuşsak, Birbirimize korkusuz dokunsak, Hiç kimsenin kazanmadığı oyunlar oynasak, Ninnilerde huzuru bulsak, Uykularımızdan kelimeleri uzak tutsak, Yine çocuk Yine masum olsak… i.s.e.
Sana-2
Uyandığımda sabahları Ya da hiç uyumadan gece boyu Güneş’in doğarken çektiği “Bismillah”a tanık olurken, Bir sigara yakarken, Biten paketi çöpe atarken, Küçük bir kız çocuğuyla oynarken, Kardeşimle şakalaşırken, Kitapların kapaklarını açarken, Şiirler okurken, Televizyonun karşısında otururken, Konuşurken annemle-babamla, Pencereyi açarken, Kaparken perdeleri, Yürürken yolda, Bilgisayarın başına geçtiğimde, Bir dost selamını işittiğimde, Şarkılar-türküler dinlerken, Susarken-konuşurken, Gülerken-ağlarken, [...]
Üç Noktayı Sen Bilirsin
Bir şair senin için şiir yazmışsa; bil ki senden hoşlanıyordur. Ve seni seviyorum cümlesi geçmişse o şiirde; bil ki seni seviyordur. Bir şair kalemini fırlatmışsa senin için bir yere; bil ki sana aşıktır. Ve herşeye rağmen sana birşeyler anlatmaya çalışıyorsam hala; bil ki… Sen bilirsin! i.s.e.
Mazeret
Daha güzel bir Dünya olsaydı Berlin Duvarı -tersinden- yıkılmamış olsaydı en azından Ya da Sivas Maraş katliamları yaşanmamış, Kasıklarından şarkı söyleyenlere “sanatçı” sıfatları yakıştırılmamış olsaydı, Para sadece “para” olarak kalsaydı, Şairlerin dizelerine inanılsaydı hala, Söylediklerini yeni bir şeymiş gibi “yeniden” pazarlamaya kalkan neo-liberalist döller saçılmamış olsaydı ortalığa Camilerden çıkanların sakallarında kan izleri olmasaydı, Arkamızdan gelir [...]
Sen Bilirsin
Ya da git Bugünü yarına satarak Yarın akacak gözyaşlarından Bugünden korkarak Hayatı yaşamak için hayatsız kalarak Bir de korkaklığına kılıflar uydurarak git. Tüm anlatmaya uğraştıklarımı Çok sonra Çok geç olunca Anlayabilmek için Şimdi git. i.s.e. http://fizy.com/#s/105syp
İki Eşittir İkiye
İki eşittir ikiye: Komik… O ikiyi üç saniye önce yazdın, Yaşlandı,fark etmedin mi?… Nedir bu modernizasyonun Sahtekarca eşitleme terbiyesizliği? Her iki’nin kendi hikayesi var, Farklılaştıran ve anlamlandıran o iki’yi. Zaten yoksa bir hikayesi Sikmişim öyle iki’yi. “2=2” Modernizasyon kardeş; Anlamadın hikayemizi İftira etme bari… i.s.e. iki eşittir ikiye | izlesene.com
Orospu Çocukları
Hüznünü yüreğime asacaktım, Temiz askılık bulamadım… Her şeyi,her şeyi kirletiyorlardı Çabuk ve kirliydiler Bankaları,kocaman şirketleri Gökdelenleri,cezp edici reklamları vardı. Küçümsüyorlardı her şeyi Her şeyi küçümsüyorlardı Hüznümüz basit ve sıradan geliyordu onlara Yüzsüz psikologları vardı Bize prozac öneriyordu. Aralara sızıyorlardı Sızıyorlardı hayatlarımıza İzin istemeden,kapıyı tıklatmadan. Hakikatle aramıza girdiler, Makineler verdiler Kaybettiklerimizi fark etmeyelim diye. Zapt ediyorlardı [...]
Korkuyorum Anne
Hala korkuyorum anne Güneş doğmuyor bu şehre Evet anne,yine aynı mesele Kanlı siluetler dolaşıyor her bir köşesinde. Evet,yine aynı kişiye Aynı sana sitemim anne Göbek bağımızın kesilmesine İzin verdin diye. i.s.e.
Sen Bu Şiiri Yazmalısın Kızım
Sen bu şiiri yazmalısın kızım: Usul usul sabırlı bir süreçte Ya da Birdenbire vuku bulacak bir mucizenin hemen ertesinde. Dünya’ya isyanını kelimelerinde derlemelisin Ve inandırmalısın bizi; Bir kadının aşkının “Hakikiliğinden sebep damlamayan bir bala”benzeyebileceğine, Biraz daha katlanabilmemiz için hayata, En çok da karartmamak için yüzünü Turgut Uyar’ın; Sen bu şiiri yazmalısın Ve tanık olmalıyız; Hala [...]
Ya Sev Ya Terket
beceremedim işte seni ne sevmeyi ne de terketmeyi sen amansızca saldırırken üstüme giymedim savunma elbiselerini göğsümü açtım sana kanatırken hiç acımadın. ömrümü seni güzelleştirmeye feda ettim uğruna denizlerimden, çocuklarımdan vazgeçtim ama sen beni benimsemedin. ilkokulda dayak atan öğretmen devlet dairelerinde işlemeyen bürokrasi hastahanelerde yüzü gülmeyen hemşirelerdin sen çocuk kalbimde büyüdüğümde acıların kaldı yüreğimde. inkar etmiyorum [...]
Sana
Sarı-lacivert bir aşk gibi; “Karşılıksız…Ölesiye…”dir bu aşkın tanımı da. Yine de Biraz su, Biraz ateş, Çokça sevgilim ol. Işığım olmasan da olur Ama aydınlığım ol mutlaka. Cehaleti ben yaratırım Sen bilgeliğim ol. Ölümün sessizliği bulur elbet bedenimi Sen yaşamımın sedası ol. Başlıksız olsa da olurlar Sen şiirlerimin dizeleri ol. Laciverti ben bulurum Sen yanında bolca [...]
Uyandım Abisi
Kirin,pasın içindeyken, Uzaktayken her şeyden, Kendimden, Kimsesizken Ya da öyleymiş gibi zannederken, Sessiz bir intiharı düşlerken, Ayşe girdi düşüme, “Abi” dedi, Döndüm… Ablalık yapmaya gelmiş, Ağlama dedi, Abiler hiç ağlamaz ki. Kelimelerimi eksiltti, Sebeplerimi çürüttü, Delilleri karartmış gizlice, Elini uzattı: Kalk abi, Ölmek için daha çok erken… i.s.e.