Öykümtrak Kategorisi için arşiv

Delirirken 4

Delirirken 4

-Hocam Ortadoğu sorunuyla ilgili tarihsel dokümanı bu kitapta bulabilir miyiz? Ortadoğu sorununu çözersek, belki kendi sorunumu çözmem de kolaylaşır. Ortadoğu ile ne alakanız var efendim? Alakamız olmaz olur mu, yüreğimizi en çok parçalayan ezgiler hep Ortadoğu ezgileri değil mi? Kendinizi kandırmak da özgürsünüz efendim. -Ben bu kitabı Londra’da aldım. Orada büyük bir kitapevini gezerken gözüme [...]

Yorum yok

Delirirken 3

Delirirken 3

Oruç, briç, facebook, twitter, gmail, ntvspor, ntv, atv, facebook, twitter, gmail, oğuz atay, gülben ergen, nazan öncel, rüya, doğa, açlık, uyku, Allahu Ekber,’az yemeliyim’… Ramazanla birlikte her şey daha da zorlaşıyor. Oysa her şey daha düzenli değil mi? Sorun da bu zaten: Düzen. Rutinleşmenin habercisi düzen. Her şey durmadan birbirini takip ediyor, bıkmadan usanmadan. Beni [...]

Yorum yok

Delirirken 2

Delirirken 2

… Burası çok kalabalık olmaya başladı artık. Rahat bir nefes alabilecek bir yer bile kalmadı neredeyse. Önüm, arkam, sağım, solum, sobe. Oyun oynamanın vakti değil. Ben de çok hevesli değilim zaten oyun oynamaya, sadece aklıma geldi birden. Getirtme aklına böyle şeyleri, sonra gitmeleri zor oluyor. Haklısın. Haklıyım, haklıyız kim bilir belki de onlar da haklıdır. [...]

1 Yorum

Delirirken

Delirirken

Turgut Uyar’ın kerhaneyi tanımladığı bölüm var ya….Pardon Oğuz Atay diyecektim, karıştırdım bir an ya da Turgut Usta beni andı. -Turgut Uyar seni mi andı? Evet, niye bu kadar şaşırdın ki? -Turgut Uyar öldü ya…O yüzden garipsedim biraz. Ölmek mi! ‘ölmemiş olsaydı’ inanacaktın yani bana! Nasıl bu kadar saf olabiliyorsunuz anlamıyorum; toprağın altına giren herkesin öldüğüne [...]

Yorum yok

Ölü Kadın Gibi Bakışların

Ölü Kadın Gibi Bakışların

Yalnızlığın rolü oynanıyor her yerde. Kelimeler ağır vagonlu trenler gibi gitmemeye daha niyetli, senin aksine. Ölü kadın gibi bakma suratıma. Oysa seninle Agora Meyhanesine gidecektik daha. Orada hayattan kopmuş yaşamları bir yerlerinden tutup yeniden hayata bağlayacaktık. Neyimize gerekse… Biz fazlalıklardan hoşlanmıyorduk, fazla kısmını dağıtacaktık umudumuzun. Yeterli olanı kalınca elimize, rahatlayacaktık. Kavga edecektik eve döndüğümüzde, herhangi [...]

Yorum yok

Seni Özledim

Seni Özledim

“Seni özledim,çok özledim.” Bu cümleyi yüzüne söyleseydim,gülümserdin ve şartlar ne olursa olsun mutlu olurdun mutlaka. Belki bir adamı soktuğun durumun gururu sarardı egonu, belki benim için hala bir anlam ifade ediyor olman varlığını anlamlandırırdı yeniden ya da bilmediğim bir ya da birçok sebepten ötürü mutlu olurdun mutlaka. Ama hemen ardından eklerdin “Abartma!Özlenilecek kadar ne yaşadık [...]

2 Yorum

Yağmurun Hikayesi

Yağmurun Hikayesi

Anlatırken,anlarken kolayı seçiyoruz.Somutlaştırmak kolaylaştırıyor durumumuzu hatta kendimize değdirip ‘daha anlamlı’ hale getiriyoruz;duygu ve/veya eşyayı. Yağdığı için saçımızın bozulmasına sebebiyet veren yağmur ya da altında sevgilimizle el ele yürüdüğümüz yağmur veya bir şehrin sel baskınına sebebiyet veren yağmur.Yağmuru böyle anlatmak,böyle anlamak daha kolay;onun kendinden menkul değerini bertaraf edip,ancak bizimle anlam kazanabilmesini sağlamak.Bu tanımlamaların içerisinde yağmurun kendisini [...]

Yorum yok

Birazcık Büyürken

Birazcık Büyürken

Rıdvan(Dilmen)’ı gördüğümde sahada,çıldırırmışım televizyonun karşısında,öyle der annem.O koştukça,öne atılmaya çalışırmışım henüz hükmedemediğim ayaklarıma emirler yağdırıyordum belki ya da yalvarıyordum,bilemiyorum.Normalden erken başlamışım yürümeye sebebi Rıdvan olmalı;Onun koşuşu ağır tahrik içerir,çocuk bedenim bu ağır tahriklere çok fazla dayanamamış sanırım.Kim bilir belki de;üstüme çekip sarı-lacivert çubuklu formayı Rıdvan’la aynı sahada koşma düşüm vardı.İnsanın o yaşlardaki düşlerini paylaşamaması ve [...]

Yorum yok

Göğe Bakalım

Göğe Bakalım

Aklımı kaçırabilirim,bu nasıl bir güzellik…Gökyüzü.Neden daha önce kaldırmamışım ki hiç başımı,bu kadar güzel başımın üzerinden kendini esirgemeyen gökyüzüne.Martıların salınışı,güvercinler de var serçeler de.Ama ben en çok martıya öykünüyorum.En iyi onlar uçtuğu için herhalde… Uçmak ne garip bir duygu olsa gerek.Açıyorsun kanatlarını;rüzgarın,havanın gücüne bırakıyorsun kendini.Gökyüzüne karışıyorsun… ‘Naber lan,martı kardeş?’…Bu kuşlar beni dinlemiyor,dinlemesinler zaten.Ben yıllardır dinliyorum kendimi [...]

3 Yorum