Archive for the ‘Kısa Kısa’ Category

Biliyor musun?…Sen benim topumu kestiğinde, mahallenin tüm çocukları üzülüyor aslında… Bilmiyorsun. i.s.e.

(Mutlaka bir yerde yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olan bir sahne.) Erkek: Sana, seni sevdiğimi söylemiş miydim daha önce? Kız: Evet. Erkek: O zaman, hikayenin tamamını biliyorsun zaten …. Fon: İstiklal Caddesi i.s.e.

‘Oğlum bırak şimdi insan ruhunu, onun içindeki kötücüllüğü filan. Vırvırvır vırvırvır kafamızı ütüledin. Sen mi kurtaracaksın lan insanlığı? Tüm bunları boşver de, dünkü hatunlar nasıldı hacı?’ diye bir tepki Dostoyevski‘ye de verilmiş midir acaba? i.s.e.

Her yağmur yağdığında ağlarım, Bana seni hatırlatır. Ben bir damlayım, Sen ise yağmur. Bulutunla avunurum. i.s.e.

Hüzün mü bu giden! Yalnızlığım el sallıyor. Bu geceye karanlık, Yarına umut sarkıyor… i.s.e.

Kadınların erkeklerden belki de en çok şikayet ettikleri konu onları anlayamıyor oluşumuz. Bu konuda haklı olabilirler. Zaman zaman hem cinsleri ve hatta bizzat kendileri tarafından bile anlaşılamamalarını mazeret olarak kullanmanın alemi yok,tamam bu da kabul. Ama kadınların anlaşılamamalarına rağmen,‘leb demeden bütün kuruyemiş mamülleri arasından doğru olanı seçmemizi’ beklemelerinde hayatı zorlaştıran   Read More ...

“Son sözler söylenmeden nereye gidiyorsun böyle ?” dedi. Duraksadım… Elimi çekip kapının kolundan, döndüm. Ve o an fark ettim; ‘son sözleri’ unuttuğumu. Onun da, dudakları kıpırdadı ama hiçbir şey söylemedi. Son sözleri söyleyince gidecek olmamdan korktu ya da O da benim gibi unuttu son sözleri… O günden beri birlikte son   Read More ...

Kaç gündür aynı telaş içerisindeyim. Yana yakıla ve görmeyi bilen gözlerden kaçmayacak bir telaşla o durağı arıyorum, durağımızı… Göğe Bakma Durağı… Kaç gece, kaç sabahtır yollarda olduğumu hatırlamıyorum artık…. Hiçbir navigasyon aracı yardımcı olmuyor, durağımızı bulmama. Çünkü modernizasyon bizi sevmiyor… Bir bulabilsem durağı, bir bakabilsem gökyüzüne doya doya, gözlerini üzerimde   Read More ...

Çok şey düşündüm ama söyleyemedim… Çok şey yazdım ama sildim hepsini… Belki de ‘itten aç, yılandan çıplak / Gelip durmuşsam kapına /Var mı ki doymazlığım?’ dan daha iyi bir dize iliştiremedim ikimizin haline…. Gelip dayandığım kapını çalacak gücüm de yok üstelik… Evet ‘gurursuzunum’ ama ‘cesaretsizinim’ aynı zamanda… Çünkü ‘maviye çalar   Read More ...

Uzun zamandır bir şey düşmüyor kalemimden kağıdıma. Çok sebebi vardır mutlaka bu durumun, fark ettiğim ve edemediğim, fark edilebilen ve edilemeyen… Konuşamamaya dair uzun uzun konuşmanın da irrasyonel bir yanı var tabii ki… Aslında çekinmem irrasyonel durumlara düşmekten ama rasyonel olmayı tercih ediyorum bu defa: Bir insan boğazına yumru gibi   Read More ...

Bu resimi görenlerin çoğu resimdeki kişiler için ‘kahraman’ sıfatını iliştireceklerdir mutlaka. Aksini iddia etmeyeceğim merak etmeyin. Sadece farklı bir yandan bakmaya çalışıyorum çünkü bu resmi her gördüğümde farklı şeyler birikiyor aklımda. Merak etmeye başlıyorum bu adamları, o an akıllarından geçenleri. Oraya nasıl geldiklerini, gelirken arkalarında kimleri bıraktıklarını, ilk kime aşık   Read More ...

Yönetmenliği hakkında kim ne der, onu bilemem açıkçası. Ama kesinlikle çok iyi bir senarist, öykücü. Hatta gittikçe kaybolan ‘masal anlatıcılarımızdan birisi’… Bu özeliğinden dolayı sadece Türk sineması için değil, Türk öykücülüğü için de önemli biri kanaatimce. ‘Günaydın İstanbul Kardeş’ ve ‘ Şaşıfelek Çıkmazı‘ projeleriyle çocuk halimle çelmişti aklımı. Özelikle ‘Şaşıfelek   Read More ...

Uzun uzun susuyorum bu aralar… Oysa, ‘haddini bile aşmaya meyilli’ cümleler deviniyor içimde. Susuyorum… Ne söylesem, bir ‘imkansızlığa’, ‘hasrete’ değecek kelimelerim ve ne zaman ‘hasrete değmiş kelimeler’ çıksa karşına, durmaz akar gözyaşların bilirim… Kaçarken senden, peşime takılmış gözlerin… Hasretin cehenneminden kaçmış kelimeler ve gözlerin… Gerisine varmaz dilim, gitmez kalemim… Susuyorum…   Read More ...

Onlara her yerde rastlayabilirsiniz….Otobüste, sınıfta, sokakta, iş yerinde ve hatta evinizde. İki yüzleri vardır bu arkadaşların; birisi demokrattır, bunu ancak dışarıdan bakanlar görür. Diğer yüzü ise faşisttir, ona yaklaştıkça daha iyi anlarsınız bunu. Nedir peki tam olarak ‘demokrat faşist‘ in tanımı? Tanımlar herkes için farklı olabilir ama benim algı dünyamda   Read More ...

“Ama ağam senin de insanlığın güzel”… Kelimeler tutuşur,yüreğimiz komut almaz artık beynimizden. ‘Kiraz’ın cümlesi sadece ‘Züğürt Ağa’nın değil,hepimizin yüreğine işler,nakış nakış.Yıllardır duymayı beklediğimiz cümle, Kiraz’ın dilinden çıkar karşımıza. Başını okşar umutlarımızın, yüreğimize yeni bir nefes getirir uzak diyarlardan. Masumiyeti ve nezaketi haykırır yeniden ve yeniden. Kiraz’ın cümlesi yeniden hayat verir   Read More ...

Biraz sıkıldım, her şey bundan ibaret. Birazdan geçecek… Geçecekti. Her şey Rüya‘nın yüzünden belki de; çocuk deyip fazla küçümsedim onu. Korktuğu zaman damağını kaldırmasına gülüp geçmek yerine, anlamaya çalışsaydım;daha iyi olabilirdi bazı şeyler. Çünkü O, korktuğunda damağını kaldırıyor, korkularını unutuyor böylece. Ben damağımı kaldırmayı unutuyorum, korkular ruhumda iz bırakıyor. i.s.e.

Bazen bir bakış,bir cümle,bir dize,bir öykü,bir şarkı açıklayıverir tüm olup biteni… “Sizi reddediyorum doktor! Hakkımda hiçbir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz.Akademik kariyeriniz değil, yüreğiniz yetmiyor. Kıçınızı serdiğiniz o deri koltuğunuzu ve bağıl değerlerini reddediyorum.Hayatı tanımlamaya ilişkin ortaya koyduğunuz ekonomik temelli yaklaşımların tümünü reddediyorum. Kapital ahlak kahrolsun! Geride kalanları beklemeliyiz doktor,düşenleri   Read More ...

-Son sahne böyle olmamalıydı. -Son sahne OLMAMALIYDI i.s.e.

Bir çılgınlık halinde bir adamın ölümünü kutluyorlar. Ve kimse sormuyor ‘Bu adam yargılanmış mıydı?’ diye.Hani ‘hukuk, demokrasi, adalet‘ herkese lazımdı?…Bu işler böyledir işte; kapitalist dünya kendi yarattığı düşmanı kendisi yok eder. Ve çoğu zaman acımasızca… Kendini bu dünya’ya ait hissetmeyenler için nasıl da güzel söylüyor İlkay Akkaya ‘Anlatamam ki el   Read More ...

Bazı durumlar üzerine ne kadar konuşursanız konuşun sesiniz çıkmaz. Ya boğazınıza düğümlenir kelimeler ya da hiç bir anlam ifade etmeden boşlukta salınırlar. Gözyaşlarınızın bile masumiyetinden şüpheye düşersiniz… i.s.e.

“Gittikçe sana benziyorum” dedin. Teşekkür ederim; Bir boka benzemediğimi Sayende öğrendim. i.s.e.

Serdar Ortaç şarkıları gibisin Fonetiğin oyalayabilir Ama anlam derinliğin yok maalesef. i.s.e.

‘Sana bir daha nasıl inanayım’ diye bağırırken, ‘lütfen beni tekrar inandır kendine’ diye haykırıyordum içimden. i.s.e.

İspanya İç Savaşı’nda Faşizme karşı kullanılan bu slogan Şimdi; Günümüzü, gecemizi, Ekmeğimizi, düşümüzü, Bugünümüzü, yarınımızı, Kirletmek isteyenlere karşı Koruyor yüreğimizin Masum savaşkanlığını: NO PASARAN!!! i.s.e.

-Abi bir şey soracağım.Biz neden ‘ders çıkarmıyoruz’? -‘Ders çıkarmak’ mı? Bu nereden çıktı şimdi? -Bilmiyorum abi,insanlar arasında çok popüler bu aralar bu terim.Hatta garipsedikleri insanları bize benzetiyorlarmış bu yüzden. -İnsanlar mı! ‘Ders çıkarmak’ mı !… Onlar yüzyıl içinde iki kere dünyaca savaşıp,hala başkalarının topraklarını işgal etmekten kendilerini alıkoyamayanlar değil mi!   Read More ...

Kumardı bizim aşkımız Yine kasa kazandı. i.s.e.

19-20 Mart tarihlerinde düzenlenecek olan CEV Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi Final-Four müsabakaları, Fenerbahçe Acıbadem‘in ev sahipliğiyle Burhan Felek Spor Salonu’nda gerçekleşecek. Geçtiğimiz 2009-2010 sezonu boyunca tek mağlubiyet alıp, Avrupa ikincisi olan,ardından bu yıl katıldığı Dünya Şampiyonası’nda set vermeden şampiyon olan Fenerbahçe Acıbadem,bu yıl ki final-Four’un en büyük favorisi.Dünya’nın en iyi   Read More ...

‘Bir yanım gündelik şeyler Evdir ekmektir Yaşadığım kaskatı; Bir yanım olmadık türküler söyler Yoldur özlemdir Benim en güzel düşlerim İçimde kaldı. Biryerlerim eksiliyor günlerdir Biryerlerim eriyor. Günlerdir başımda bir esrik bulut Ben süt mavilerde umarken günü Aykırı sularda akşam oluyor.’ …diyor Şükrü Erbaş ve İlkay Akkaya da o ‘zehirli’ sesiyle   Read More ...

Adresinde Gelmemiş bir mail bulursan, Bil ki; Çok şey söylemiş Ama yenememişimdir gururumu. i.s.e.

Elinden tutup götüremedim seni Şükrü Saraçoğlu Stadı’na.İki sevgili görüp,kıskanmayın diye birbirinizi… i.s.e.

Kilometrelerce uzakta ilaç bekleyen bir çocuk,kocasını bekleyen bir kadın,yollara neden düştüğünü kendisi de bilmeyen ‘aşık’ bir adam(Bekir),karşısında aşık olduğu kadın(Uğur),o kadının aşık olduğu ve müebbete mahkum bir adam(Zagor),sol yanlarında her şeyden habersiz ve üçüncü bir erkekten olma bir bebek(Çilem),duvara asılı bir fotoğraf,kapıda bekleyen yoksulluk,gözyaşı,çaresizlik…Bazılarının kaderi karanlıktan bile daha koyudur…

Her harekette Tanrısal bir işaret vardır. Koşa koşa gelirken sana Geri geri gidiyor ayaklarım. Hangisi Tanrısal işaret çözemiyorum. i.s.e.

Bazen mümkün hoş bir mazeretle yeniden bir dünya yaratmak…“Ceketimi burada unutmuş olabilir miyim?”… Yoksa sen buldun mu ceketini? i.s.e.

“Rüyaların yapıldığı maddedeniz hepimiz.” Senin hamuruna çokça kabus karışmış,yapacak bir şey yok. i.s.e.

Hataların bedelini ödemek kolaydır,insan bir şekilde katlanır bu duruma.Yapılan ‘doğruya’ kesilen bedeller daha acıtıcıdır, her defasında. ‘Böyle olmamalıydı’ diyen bir isyan gelir oturur yüreğinizin orta yerine. Sabrınızı,yüreğinizi,ömrünüzü eksiltir bu isyan.Hele bir de çoğaldıysa çevrenizde; olmadığını oynayan,oynadığını olamayan insanlar… Ama farklı şimdi.Bu defa ofsayt değil,olmamalı.Bu da gol değilse eğer,çıkarır formamı terk   Read More ...

‘Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum’ Tüm ‘güzel’ kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

Öldürdün beni desem, Tüm katiller gibi Sen de bir kez daha gelir misin Cinayet mahalline, kalbime. i.s.e.

Bu kadar iyi yazılmasaydı sözleri,bu kadar iyi söylemeseydi… Duymasaydım,bilmeseydim,okumasaydım,dinlemeseydim,görmeseydim,düşünmeseydim… Kalmak daha kolay olurdu. i.s.e.

Korkuyorum sana seni anlatmaktan ‘Götün kalkar’ diye değil, Gerçek sanıp kendine aşık olursun diye. i.s.e.

“Sen şimdi kalkıp gidiyorsun.Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar.Gitsinler.” diyor büyük şair Cemal Süreya.Oysa senin gözlerin inatçı.Kim bilir belki de önemsizler senin için giderken yanımda bıraktığına göre.Sen gittikten sonra da gülümsüyorlar bana…Acıyorlar bazen,umut veriyorlar,beni seviyorlar,nefret ediyorlar benden.Uykusuz gecelerime tanıklık ediyorlar hiç utanmadan.Gözlerin peşimi bırakmıyor,gözlerin canımı acıtıyor.Sen giderken gözlerini neden   Read More ...

‘Gerizekalıya’;bir gerizekalıya davranman gerektiği gibi davranmazsan,bir süre sonra ‘gerizekalı’ kendisini hakikaten senin davrandığın kişiymiş gibi zannetmeye başlar.Oysa ne kadar değer verirsen ver,’gerizekalı’ hep gerizekalıdır. i.s.e.

Türk Sinema tarihinin -en azından benim için- en iyi tiratlarından birisi. Niye mi paylaşıyorum şimdi? “Uzun hikâye karışık…”

Her defasında kendinden Herkesten farklı gibi bahsettin. Ama sonunda sen de Herkes gibi terk ettin.

Turgut Uyar şiirleri gibisin; hem dağıtıyorsun aklımı,kalbimi, hem de vazgeçilmezimsin.

Hatalarımın Üniversitesinden mezun oldum sonunda.Son ders ‘seni adam yerine koymakmış’ meğerse.

Mesele karşındaki kişinin ve/veya senin kafanın karışık olması değil… Karar vermen gereken şey kafanı karıştırması gereken kişinin karşındaki insan olup olmaması. Nora:”I am very confused.”(Kafam çok karıştı.) Barney:So am I… And I want to be confused with U. (Benim de… Ve ben kafamın seninle karışmasını istiyorum.) Sen benim kafa karışıklığımsın.   Read More ...

Digitürk, Spor Toto Süper Lig yayın hakları için bu yıl çok önemli bir bütçe ödemeye başladı ve bu sayede biz izleyicilerin daha kaliteli bir lig izleme hakkına sahip olmamızı sağladı. Bazı kişi ve kurumların blogspot uzantılı adreslerden bu karşılaşmaları illegal olarak yayımlaması Digitürk ve Türk futbolunun kaybı gibi görünmektedir. Bu   Read More ...

Şarkındım ben senin, Sıkılınca kısabilirdin sesimi. Neden teybi kırdın ki?

‘Gideni’ anlatıyor şarkı,ben bu şarkıyı dinlerken ‘bulmuştum’.Sonra O da gitti,şarkı şimdi daha anlamlı.

Güneşin olsun gönlünde o zaman gelsin ne gelirse…

Üniversiteye girerken ‘yazar olacam’ diyordum, üniversite bitmek üzere; yazar olamamak değil ama galiba ‘adam olamadım’ o koyuyor bana.

‘Yes U will be my fill.’

Medeniyet merkezi deniliyor bu şehre: Türkçe ve Kürtçe nidalar var sadece şehirde. Bir Hrant’a bile tahammül edemedik.Yazık…

GÖĞE BAKMA DURAĞI-TURGUT UYAR | Facebook Video indir Turgut Usta ‘Göğe Bakalım’ diyor ama gök çok kirlendi be usta.

Kendisini sömüren adamlara oy veren halkımı suçlayamıyorum bir türlü: -“ağam kusura bakma kendimi kurtarmam lazımdı.’ der gibi bakıyorlar. ‘-Kurtardın mı bari?’ sorusunu içime atıyorum. Keşke kurtarsaydınız kendinizi diye içleniyorum.

Bazı şiirler hayatınıza temas eder, bazıları şekillendirir hayatınızı, bazılarıysa sıçar ağzınıza. Bu şiirde 3ü1arada.

Kendim hakkında söyleyecek çok fazla şeyim yok bu aralar. Yanımdan geçerken dikkatli olun lütfen biraz, özgüvenime takılıp düşmeyin. 23 yaşındayım. Duygusal bir adamım ‘Erkekler ağlamaz’ yalanına itibar etmem, her içimden geldiğinde ağlarım. Ne düşündüğünüzü çok da umursamıyorum, hatta bu aralar hiçbir şeyi umursamıyorum. ‘Fazla romantik’ bulunmuşluğum da var ‘öküz’ de.   Read More ...

deli'nin twitleri