Yoruldum

Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcıların görevden alınması, gazeteciler hakkında hazırlanan iddianameler, 3 Temmuz’dan bu yana sürdürülen ve bütün hukuk kurallarını çiğneyen sözde ‘şike soruşturması’ ve diğerleri… Her birinin hakkında yazılacak, söylenilecek çok şey var aslında. Ama hem bu süreçlerin vicdanlı her insanda olduğu gibi bende de yaratmış olduğu duyguların hem de kişisel bazı sebeplerimden ötürü; hiçbir şey hakkında, hiçbir şey yazmak gelmiyor içimden. Zira yoruldum.

1 yıla yakın bir zamandır yazdığım blog yazılarına bir süreliğine –bu sürenin ne kadar süreceğini henüz bilmiyorum- ara vermemin daha iyi olacağı kanısındayım. Eğer bu kararı almış olmasaydım, geçtiğimiz günlerde ölüm yıl dönümü olan Yavuz Çetin hakkında bir iki kelam etmeye niyetlenmiştim. Ama yaşadığım ve yaşadığımız süreç bana, Yavuz Çetin’in ‘yaşamamayı seçme’sinin nedenlerini daha berrak bir şekilde önüme sundu. Adaletini yitirmiş bir dünyada yaşamaya ancak hakikatleri görmezden gelerek katlanılabilinir. Bu görmezden gelmeyi , henüz kalemime öğretemediğim için bir süreliğine bu site üzerinden yazılarımı paylaşmayı durdurmuş bulunmaktayım.

Yukarıdaki paragrafların samimiliğine ters gibi gözükse de şu birkaç cümleyi söylemeden yazıyı bitirmek içime sinmedi. Evet adaletsiz bir dünyada yaşıyoruz ve elinde gücü ve /veya iktidarı bulunduran odaklar büyük bir aymazlık içerisinde zulmediyor olabilirler. Ama unutmamız gereken bir Anadolu sözüdür: ‘Zulmün artsın ki zeval bulasın.’ Bugün zulmedenler, zamanı geldiğinde mutlaka yaptıklarının bedelini ödeyeceklerdir. Ve unutmamak gerekir; ‘Dünya’yı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey.

Saygılarımla…

Sonsuza Kadar Fenerbahçeli olarak kalacak olan
i.s.e.

Facebook Yorumlar:

Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.