Yalan değil,çok kötü bir ilk yarı geçirdik. Hatta Y.Malatyaspor maçından sonra ‘keşke yerin dibine girseydik’ bile demişliğimiz oldu. Gerçekti…

Saha kenarındaki ‘KOCAMAN UMUDUMUZUN’ bile boynu bükülecekti neredeyse. Gerçekti…

Sonra bazı şeyler değişmeye başladı;futbolcuların aklı başına geldi,taraftarın sesine ses yüreklerine karşılık mücadele vermeye başladılar. Gerçekti…

Ardından bir ‘Fener Alayı’ başladı,koca bir devreye sığmayan. Gerçekti…

İlk nefesi Gökhan GÖNÜL’ün muhteşem golü verdi Antalya’da hepimize. Gerçekti…

Erkenden şampiyon ilan edilen Trabzonlu oyunculara,sahada futbol dersi verdi futbolcularımız.Ve o sırada Kadıköy’den kaçacak delik aramaktaydı Şenol Güneş. Gerçekti…

Her galibiyete ayrı ayrı yüreklerimizi,dualarımızı,totemlerimizi,sevgilerimizi koyduk. Gerçekti…

Biz, Fenerbahçe taraftarı olarak aynı türküyü söylemeye başlayınca üst üste alınan galibiyetlerin sayısı da artmaya başladı.1-2-4-6… Gerçekti.

Çarşı’nın bol küfürlü tezahüratlarına kulaklarımızı tıkarken,Almedia’nın orta sahadan sürmeye başladığı topta hepimizin yürekleri ağzına geldi. Gerçekti…

Ve o sırada-guiness rekorlar kitabına girmese de- ‘bildiğimiz bütün duaları en kısa sürede okuyabilme’ rekorunu kırdık hep birden,o dualar Volkan’ın refleksi oldu ve çıktı top. Ardından Alex söyledi İnönü’de söylenilmesi gerekenleri. Gerçekti…

Bütün sezonun başarısızlığını ‘Fenerbahçe galibiyeti’ ile ört bas etmeye çalışan Galatasaray karşısında kötü bir ilk yarıdan dolayı,bir parça hüzünlendik. Gerçekti…

Önce Semih’in ardından Alex’in kafalarından doğan güneş kırdı geçti hüznümüzü. Gerçekti…

Ne zaman sıkışsak, ne zaman kesilse nefesimiz Gökhan Gönül, Alex ve diğerleri ses verdi bize: ‘Durmak, yılmak yok…Fener alayına devam…’ Gerçekti…

İki hafta sonra Trabzon’da topa vuruken sakatlanan İvankov’un, Kadıköy’de 90 dan çıkardığı top biraz bozdu moralimizi. Gerçekti…

Eskişehirspor maçında Batuhan’ın direkten dönen kafa vuruşu nefeslerimizi kesti bir anlığına. Gerçekti…

İki hafta sonra Trabzon’da uğradıkları ‘haksız’ ‘hatalı’ kararlara sahada gıkları çıkmayan Gaziantepli futbolcuların, Kadıköy’de yedikleri golden sonra Şampiyonluğu kaybetmişcesine üzülmelerini gördük. Gerçekti…

Stoch’un direk dönen şutunun Andre Santos’un önünde kalması;evet muciveziydi Ama GERÇEKTİ…

Bursaspor,Gaziantepspor ve daha nice maçlarda doğru yanlış bir sürü düdük çalındı-nadiren de olsa- lehimize ve aleyhimize. Gerçekti…

Bucaspor maçında durum 3-1 olduğunda ‘ne oluyor lan’ dememek için, ‘Alex mutlaka bir şeyler yapar’ cümlesine sarıldık.Yaptı da. Gerçekti…

Uzun yıllar önce bıraktığımız -belki de hiç bir zaman sahip olmadığımız- ‘tırnak yeme’ huyunu edindik mart-nisan aylarında. Gerçekti…

Fenerbahçe maçını izleyebilmek, şampiyonluğa bir tuğla da biz koyabilmek için, kız arkadaşlarımızla kavga ettik, annemizin, arkadaşlarımızın kalblerini kırdım. Gerçekti…

Sigara paramızdan, yemek paramızdan kesip düştük Saraçoğlu’nun yollarına. Gerçekti….

Gidemediğimiz deplasmanlarda izleyebilmek için Fenerbahçemizi decoderlere, cafelere, kahvehanelere verdik son paralarımızı. Gerçekti…

Bir yıl önceden dilimiz yandığı için Sivas maçının sonrasına dair hiç bir plan yapmadık, hiç bir şeyi dillendirmedik. Gerçekti…

Biz bu şampiyonluğu elalemin değil, kendi dilimizden, gözümüzden bile sakındık. Gerçekti…

Maçtan önceki -en az- 48 saat boyunca, her telefon konuşmasında tedirgin olduk; ‘aman konu maça gelmesin Fenerimize nazarımız değmesin’ diye. Gerçekti…

Bize bugün utanamdan ‘şikeci’ diyenler 5 yıl içinde 2 kere şampiyonluğu son haftada kaçırdığımızda şampiyonun kim olduğuna bakmaksızın sevindiler. Gerçekti…

Biz tek, onlar hepsiydi ve bu sene hepsini birden dize getirdik. Gerçekti…

Sadece alınterlerini değil,gözyaşlarını da gördük sahada Gökhan Gönül’ün, Guiza’nn ve diğerlerinin. Gerçekti…

Sivas maçının son dakikası, son saniyesine kadar rahat edemedik. O kadar uzun tuttuk ki nefeslerimizi, bizi görenler hayatta olup olmadığımızdan şüphe ettiler. Gerçekti…

‘Ya şampiyonluk kaçarsa’ diye uykularımız kaçtı gecelerce. Gerçekti…

‘Sen bizim KOCAMAN umudumuzsun’ diye uyandık nice sabahlara. Gerçekti…

‘Saldırın forma için siz de savaşın/ Şampiyonluk inanın şimdi çok yakın/ Kupalar yükselecek ellerimizde/ Vurun kırın parçalayın ‘ diye bağırırken haftalarca gırtlaklarımız yırtılacaktı. Gerçekti…

‘Bu dünyayı yakarız senin için/ Şampiyonluk gelince’ dedik. Gerçekti…

Şampiyonluk gelince,içinde sevdiğimiz, Fenerbahçemiz var diye kıyamadık yakmaya dünyayı; meşalelerimizle formalarımızı, yağmurluklarımızı, saçımızı, başımızı yaktık( FEDA OLSUN). Gerçekti…

Şu an aklıma gelmeyen ve bu yazıya değil sadece, hiç bir yere sığmayacak nice şeyler yaşadık Fenerbahçe taraftarı olarak hep birlikte. Gerçekti…

Kirli kaleminizle, küçük beyinlerinizle istediğinizi söyleyebilirsiniz ama asla bu yaşadıklarımızın gerçek olmadıklarına inandıramazsınız bizi. Çünkü bunların hepsi ve fazlası yaşandı ve Gerçekti…

Şimdi oturup 5 kişi,hepimizin ufak tuğlalar taşıyarak inşa ettiği bu Şampiyonluğun gerçekliğini dair bir karar verecek öyle mi?

Hadi lan oradan…

i.s.e.

Categories: Deli'ye Takılanlar

Facebook Yorumlar:

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

deli'nin twitleri