Bazen bir bakış,bir cümle,bir dize,bir öykü,bir şarkı açıklayıverir tüm olup biteni…
“Sizi reddediyorum doktor!
Hakkımda hiçbir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz.Akademik kariyeriniz değil, yüreğiniz yetmiyor. Kıçınızı serdiğiniz o deri koltuğunuzu ve bağıl değerlerini reddediyorum.Hayatı tanımlamaya ilişkin ortaya koyduğunuz ekonomik temelli yaklaşımların tümünü reddediyorum.
Kapital ahlak kahrolsun!
Geride kalanları beklemeliyiz doktor,düşenleri kaldırmak zorundayız. Banka mevduatlarına hapsedilmiş umutlar ancak ihanettir…”
“Madem her şey basit bir formül; mutluluğu söylesin bakalım neymiş kimya…Benim kimyam feci halde bozuldu,anlamsız geliyor bana dünya…”
Kelime oyunlarıyla kandırıyorlar bizi…Oyunlarının kuklalarına çeviriyorlar bizi,utanmaz süslü cümleleriyle. Kendi mutluluklarını, mutsuzluklarımız üzerine inşa ediyorlar. Ar damarları çatladığından ya da çoktan kaybettiklerinden ‘bakma’ özeliklerini, bakışları ele vermiyor yalanlarını. Takım elbiselerinin, mücevherlerinin, pahalı arabalarının, aşksız matematiklerinin içinde saklıyorlar korkaklıklarını. Söyleyecek çok şey var aslında…Kısaca, bu kapitalizm bizi kandırıyor Hocam!!!
Tarık TUFAN…Feridun DÜZAĞAÇ...i.s.e.