4 gündür kendimi eve kilitlemişim, 4 günün sonunda dışarı çıkınca anladım ancak bunu. Kasım ayında çok tahrik edici olan güneşli hava, içimdeki yılgınlıklara karşı önemli bir zafer elde etti ve bu sayede sokakta buldum kendimi. İlk adımlarımı atarken ‘neden bunca gündür evde tutsak etmişim kendimi’ şaşkınlığını yaşadım. Birkaç dakikalık rahatlığın ardından, otobüs durağındaki kalabalık bir şeyleri yeniden hatırlayabilmemi sağladı. Kaçtığım için,korktuğum için eve kapanmıştım. İnsanlardan ürken, nefret eden yanımdan dolayı evi tercih etmiştim. İlişkisizliği, yanlış anlaşılma ihtimalsizliğini, kırma-kırılma korkusundan uzak bir yere ihtiyacım olduğu için dışarı çıkmadım, çıkamadım.

Bu defa yorgunum çünkü, günlerin ayların hatta yılların yorgunluğu gelip omzuma çöktü şu son bir iki haftada. Daha önce defalarca yaptığım/yapmak zorunda kaldığım şeyleri –hayatı yeniden tanımlamak, sil baştan başlama cesaretini göstermek, reddedilmekten, yanlış anlaşılmaktan korkmama cesareti..- yapamayacak kadar yorgun, tükenmiş bir haldeyim…

Sana dair cümleleri derinlerde saklıyorum. Kendi cümlelerimin su yüzüne çıkmasından bile çekiniyorum. Hele de senin mahkemende yargılanıp, hüküm giyeceğini bilirken cümlelerimin, cesaretimi toparlayıp çıkarmak onları derinlerden pek mümkün olmuyor Sevgili. Biliyorum çünkü, diğer insanlar gibi –acımasızca- yargılayacaksın sen de beni ve cümlelerimi. Ne dersem diyeyim, artık adaletini benim için kaybetmiş olan mahkemenden, bana dair olumlu bir kanı (yorum) beklememekteyim. Kuracağım cümleler kendimi savunmaktan çok anlatmaya niyetli aslında. Ve sen anlamayacaksın hiçbirini, çünkü “anladım imkansız şey, bir insanın başka bir insanı anlaması.”. Bir zamanlar benimle, bana dair olan sen ‘başkası’ olmaya niyetlenmişken, hiçbir cümlem anlamlı bir bütünlük oluşturmayacak algı dünyanda.

Ne desem yanlış anlayacaksın (ne desen yanlış anlayacağım, ‘başkalaşıyoruz’ başka birileri oluyoruz gitgide birbirimiz için), üstüne üstlük yorgun ve kırgınım. Ama yine de…
Yine de elbet geçecek bir gün tüm yorgunluklarım, o zaman sana ‘sonunu bilmediğim’ bir hikayeyi anlatmaya başlayacağım. Sen hazırlayadur kendini…

Categories: Deli'ye Takılanlar

Facebook Yorumlar:

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

deli'nin twitleri