Archive for Ekim, 2010

Ayakta kalabilmek değildir hayat, Her düşüşten sonra yeniden kalkabilmektir ayağa. Ve gereklilikleri vardır hayatın, sevgi mesela… Yağmur bulutu nasıl severse öyle sevmeli bu hayatı. Ve fidan her bahar yeşillere bürünüp nasıl sarılırsa doğaya, Ayağa kalkıp öyle sarılmalı bu hayata.

University,Üniversite,Evrensel Şehir…Mezuniyet töreninde 10.Yıl Marşı:”Türk önde Türk ileri!!!” Evrensel olmanın ilk koşulu Türk olmaktan mı geçiyor,yoksa bir Türk dünya’ya bedel mi??? Ya da bir tek ben mi kafayı yedim??? Sarhoşum;üzüm değil,aşk şarabından… Yemişim neo..paradigmalarınızı:Dünya’da iki sınıf var hala…Ve gözyaşları,ölüm,zulüm hep aynı sınıfın kaderine düşüyor… Sana dair özlemlerle büyüyorum her dakika,ellerinde   Read More ...

Büşra ile aramızda geçen dialog. Sizce kim haklı i.s.e. mi Büşra mı? Büşra: şanslı bi güne geçtn galiba bana yazmayı bile bırktn i.s.e. umarım öyle bir gün olur susmamdan yanaymışsın gibi geldi ondan yazmadım Büşra yok bee bişiydn yana deilm ben   i.s.e. tarafsızım diyorsun Büşra taraf tutmaya gerek yok   Read More ...

Allah’ım bir merhem ver bu çocuğun yüreğine, çok kanıyor… Önce kanayarak öğrendim hayatı, sonra hayatın kanayarak öğrenildiğini. Kanarken, kanattıklarım da oldu elbet…Sütten çıkmış ak kaşık gibi anlatmaya niyetim yok hiç kendimi. Mutlaka ‘insafsız’ı oynamak bana da düştü, bazılarının hayat hikâyelerinde. Beni öldürenler gibi, benim de öldürdüklerim oldu elbet. Öldürürken çok   Read More ...

Akıl elbet gelir başa, Bazen çok geçtir ama. Kaplumbağa çekilmiştir kabuğuna Çıkarmaz başını bir daha Göstermek için sana. Yaktıkların için ağlamak boşuna. Hem var mıydı ki, o kadar yüreğin Yakmadan, yanarak yürümeye bu yolda? http://fizy.com/#s/1m0kj3

Yalnızlığın rolü oynanıyor her yerde. Kelimeler ağır vagonlu trenler gibi gitmemeye daha niyetli, senin aksine. Ölü kadın gibi bakma suratıma. Oysa seninle Agora Meyhanesine gidecektik daha. Orada hayattan kopmuş yaşamları bir yerlerinden tutup yeniden hayata bağlayacaktık. Neyimize gerekse… Biz fazlalıklardan hoşlanmıyorduk, fazla kısmını dağıtacaktık umudumuzun. Yeterli olanı kalınca elimize, rahatlayacaktık.   Read More ...

Konuşa konuşa sussak, Susa susa konuşsak, Birbirimize korkusuz dokunsak, Hiç kimsenin kazanmadığı oyunlar oynasak, Ninnilerde huzuru bulsak, Uykularımızdan kelimeleri uzak tutsak, Yine çocuk Yine masum olsak… i.s.e.

deli'nin twitleri