Archive for Eylül, 2010

“Seni özledim,çok özledim.” Bu cümleyi yüzüne söyleseydim,gülümserdin ve şartlar ne olursa olsun mutlu olurdun mutlaka. Belki bir adamı soktuğun durumun gururu sarardı egonu, belki benim için hala bir anlam ifade ediyor olman varlığını anlamlandırırdı yeniden ya da bilmediğim bir ya da birçok sebepten ötürü mutlu olurdun mutlaka. Ama hemen ardından   Read More ...

Uyandığımda sabahları Ya da hiç uyumadan gece boyu Güneş’in doğarken çektiği “Bismillah”a tanık olurken, Bir sigara yakarken, Biten paketi çöpe atarken, Küçük bir kız çocuğuyla oynarken, Kardeşimle şakalaşırken, Kitapların kapaklarını açarken, Şiirler okurken, Televizyonun karşısında otururken, Konuşurken annemle-babamla, Pencereyi açarken, Kaparken perdeleri, Yürürken yolda, Bilgisayarın başına geçtiğimde, Bir dost selamını   Read More ...

Kendi başına haykırdığını zannediyorsun. Çığlığın ilk benim kulağımda yankılanıyor oysa. Yalnızlığına ağlayan gözyaşların benim önüme düşüyor. Olur olmadık yer ve zamanlarda ortak çıkıyorsun hayatıma, hayatımdakilere. Kardeşim senin gibi gülmeye başlıyor birden, arkadaşımın esprisinde yer ediniyorsun kendine. Televizyonda gördüğüm filmin kadın oyuncusu sana öykünüyor ağlarken… Hâla her sabah sana uyanıyorum, her   Read More ...

“Öğrenci misiniz?” emlakçı ve/veya ev sahibi tarafından sorulan bu soruya, eğer ev arama işinde henüz acemiyseniz heyecanla ‘evet!’ karşılığını verirsiniz. Ama ev arama işi uzadıkça, öğrenci olduğunuz her halinizden belliyken, bu sorunun sorulması dalga geçiliyormuş hissiyatı uyandırır sizde ve sinirleriniz hoplamaya başlar. Ardından daha sinir bozucu sorular sıralanır; “Evi siz   Read More ...

deli'nin twitleri