Yağmurun Hikayesi
Anlatırken,anlarken kolayı seçiyoruz.Somutlaştırmak kolaylaştırıyor durumumuzu hatta kendimize değdirip ‘daha anlamlı’ hale getiriyoruz;duygu ve/veya eşyayı.
Yağdığı için saçımızın bozulmasına sebebiyet veren yağmur ya da altında sevgilimizle el ele yürüdüğümüz yağmur veya bir şehrin sel baskınına sebebiyet veren yağmur.Yağmuru böyle anlatmak,böyle anlamak daha kolay;onun kendinden menkul değerini bertaraf edip,ancak bizimle anlam kazanabilmesini sağlamak.Bu tanımlamaların içerisinde yağmurun kendisini yok ederiz.Bu saatten sonra yağmur ancak bizim saçımızı bozuyorsa,sevgilimizle romantik anlar yaşamamıza sebebiyet veriyorsa ya da iptidai koşulların doğurduğu bir felaketin müsebbibi gibi görülüyorsa,varlık sahasına dahil edilebilinir algı dünyamızda…

Anlat diyorlar,anlamak istiyorlar.Yağmurun benimle,benden nasıl anlamlar kazandığını bilmek istiyorlar.Kolayı istiyorlar,canlarını çok acıtmayacak;yağmurun kendi öz varlığını görmezden gelmelerini sağlayacak olanı duymak istiyorlar.Oysa sadece yağmuru anlatabilirim ben.Saçımı bozan,romantik anların yaşanmasına sebebiyet veren ya da bir sel baskınının habercisi,kendinden menkul değerinden arındırılmış yağmuru değil,olduğu gibi yağmuru ve onun benimle paylaştıklarını anlatabilirim sadece…
Yağmur,bir gece misafir olur pencerenizden;yalnız,yorgun,uzaklarda bir yerlerde bilmediği bir şeyler arayan gözlerinize.Dinlemek,sadece dinlemek isterseniz;başlar hikayesini anlatmaya.Yüreğiniz yarılır dinlerken,beyninizin kafatasınızdan firar etmeye niyetlendiğini fark edersiniz,ruhunuz yaşlanır hikaye boyunca.Bende böyle oldu en azından.Bu hikayeyi dinleyecek kadar şanslıysanız/şanssızsanız,her şeyin başkalaştığını fark edersiniz.Artık hiç kimseyle,hiçbir eşya ve duyguyla olan ilişkiniz hikayeyi dinlemeden önceki gibi olamaz.Artık her şey başkalaşmıştır ve siz bu başkalaşmaya kayıtsız kalamazsınız…

Yağmur,hikayesini anlattı bana.Hikayenin özünde var olmayan hiçbir duygu,insan ve eşyayı katmadı içine.Gerçeği anlattı,hakikati… Gürültüye,pazarlanmaya,şatafata ihtiyaç duymayan hakikati.O günden beri,anlatmak çok zor başkalarına,anlaşılması zor.Herkes yaratılan yağmurun hikayesini merak ediyor.Oysa ben var olan yağmurun hikayesini biliyorum.Ve bir şey anlatacaksam,bunu anlatabilirim sadece.Zoru,hakikati,yağmurun gerçek hikayesini.Bu yüzden zor artık;anlatmak,anlaşılmak ve imkansız hiçbir şey değişmemiş,başkalaşmamış gibi davranmak,yaşamak.
Ancak bunu anlatabilirim:Yağmurun hikayesi şöyle başlıyordu…
Yağmur:
“Şşşt!”
Burada olup olmadığını öğrenmek istedim sadece.Biliyorum,sadece bana anlattın hikayeyi,benimle paylaştın sırrı.Ve sırrı ifşa suçtur.Sırrı ifşa etmeyeceğim…
Sana hiçbir zaman ihanet etmeyeceğim…
i.s.e.
Facebook Yorumlar:
Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.