Aklımı kaçırabilirim,bu nasıl bir güzellik…Gökyüzü.Neden daha önce kaldırmamışım ki hiç başımı,bu kadar güzel başımın üzerinden kendini esirgemeyen gökyüzüne.Martıların salınışı,güvercinler de var serçeler de.Ama ben en çok martıya öykünüyorum.En iyi onlar uçtuğu için herhalde…

Uçmak ne garip bir duygu olsa gerek.Açıyorsun kanatlarını;rüzgarın,havanın gücüne bırakıyorsun kendini.Gökyüzüne karışıyorsun… ‘Naber lan,martı kardeş?’…Bu kuşlar beni dinlemiyor,dinlemesinler zaten.Ben yıllardır dinliyorum kendimi bir hayrını görmedim.Allah’ım insana akıl zannettiği caniyi neden verdin? Az daha martıları bile kirletecektim kelimelerle…

Antep’e uçakla gittiğim için,yani uçarak gittiğim için Rüya özlediğinde beni kuşlara sormaya başlıyormuş: “Abi ne zaman gelecek?”.Haklı kız,madem ki uçarak gideceğim Antep’e,uçanlara sorması gerekir ne zaman varacağımı.Uçmak deyince kuş geliyor aklına.Makinesiz,modernizasyonsuz,aletsiz algı:Uçmak eşittir kuş.Allah’ım hepimizin algısını ilk başta bu kadar masum mu yarattın? Eğer öyleyse,biz nasıl,neden bu kadar çabuk kirlettik onları? Yoksa tek sebebi dediğim gibi;bizim akıl zannettiğimiz baş belası mı? Tüm suçu bizim üzerimize yıkma lütfen,martıya özendik sadece.Gökyüzünde onun gibi özgür salınabilmek istedik,onun kadar doğal.Aklımızı eksik vermişsin galiba,bu işi de makinesiz beceremedik.Ve yaptığımız her makineyle, daha da çok kirletip daha da daralttık o özendiğimiz martıların mekanını.Sen affeder misin bilmem ama gökyüzü bizi affetmiş gibi gözüküyor.En azından beni affetmiş,yoksa bu güzelliğini sunmazdı bana eminim…

Uzun zaman sonra ,kendimi ilk defa mutlu hissediyorum;Fenerbahçe şampiyon olmuşçasına ,aylar sonra Rüya’ya kucak dolusu,hiç bitmeyecekmiş gibi,ilk defa sarılırmış gibi mutluyum.Çok güzel bir gün doğuyor.Kim bilir,kimler için çok güzel mucizelere gebe bir gün.Kendi payıma düşen mucizeyi istemeyi,bugünlük erteleyebilirim.Çünkü bugün ilk defa gökyüzünü izliyorum,martıları seyrediyorum.Bugün her şey başka olacak benim için;daha güzel hikayeler anlatacağım insanlara,daha başka bakacağım hayata.Benim için, bu kadar mucize yeterli bugünlük…

Bu kadar basitiz aslında,bu kadar kolay mutlu olmak.Şimdi anladım,Turgut Uyar’ın durup durup neden ‘göğe bakalım’ dediğini.Sanayi Devrimi’ni yaşamasaydık, bu kadar haşır neşir olmasaydık aletle,makineyle, doğaya hükmetme egosuna kapılıp koparmasaydık bedenlerimizi ondan;eminim çok daha mutlu olurduk.Çok daha az eşyamız olurdu ama çok daha fazla mutlu olurduk…

Allah’ım bana neden kanat yerine akıl verdin? Şu martının yerinde olmak istiyorum.Onun gibi açıp kanatlarımı özgürce salınmak, gökyüzüne karışmak. Ve o martı ne düşünüyor şu anda biliyor musun? ‘Ulan ne güzel şey insan olmak;asfalta,toprağa basa basa hissederek yürüyebilmek onların üzerinde.Şu amına kodumun şehrinde bir evimiz yok her akşam gidebileceğimiz,hatta herhangi bir akşam.Oradan oraya uçup duruyoruz.Allah’ım bana neden akıl yerine kanat verdin?’ Neden ben böyle o öyle düşünüyor biliyor musun? Çünkü “kimse kendi hikayesini sevmiyor.”Herkes başkasınınkine öykünüyor…
‘-Gözlerim mi daha güzel,gökyüzü mü?’
-Gökyüzü…Gökyüzü tabii ki…Bak bunca kirletmemize rağmen,bu kadar çirkin binaya,atıklara,aldırmazlıklara rağmen;kuşlar uçuşuyor gökyüzünde.Ve o buna izin veriyor.Oysa senin gözlerindeki kuşlar ölmüş.Belki haklısın,sen öldürmedin onları,senden izin almadan sana rağmen öldürdüler kuşlarını.Ama hiçbir şikayet tutanağında da senin imzan yok.En azından,göz yumduğun için cinayetlere,sen de suçlusun,en az katiller kadar…Neyse ne sen görebilirsin benim gözlerimdekini,ne de ben cenazelerini kaldırabilirim;gözlerinde ölmüş kuşların.Boş verelim gözlerimizi; Turgut Uyar’ın dediği gibi “göğe bakalım”.Ellerimiz güçlenmese de olur,yan yana durdukça seninle kalabalıklaşmasak da.Darılma,haydi göğe bakalım.Anladım sularımız ısınmayacak;yine de gökyüzüne bakalım…

Şu martı,Rüya’ya selamımı iletir mi acaba?…

Categories: Öykümtrak

Facebook Yorumlar:

3 Responses so far.

  1. Gamze diyor ki:

    saat 03.00.. öykünü okudum ve şimdi uyuyacağım.. sanırım yarın sabah önceki sabahlardan daha mutlu, daha umutlu uyanabileceğim ve kendi hikayemi seveceğim. Kattığın “farkındalık” için teşekkür ederim i.s.e..

  2. [...] düşünüyordum, biliyorsun. Abartı dozajımı azalttım,hem ‘masumiyet’ de ‘Anna’lık da Rüya’ya daha çok yakışıyor. Seni bu kadar, böylesine ve hala abarttığım için bana şaşırmak [...]

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

deli'nin twitleri