Rıdvan(Dilmen)’ı gördüğümde sahada,çıldırırmışım televizyonun karşısında,öyle der annem.O koştukça,öne atılmaya çalışırmışım henüz hükmedemediğim ayaklarıma emirler yağdırıyordum belki ya da yalvarıyordum,bilemiyorum.Normalden erken başlamışım yürümeye sebebi Rıdvan olmalı;Onun koşuşu ağır tahrik içerir,çocuk bedenim bu ağır tahriklere çok fazla dayanamamış sanırım.Kim bilir belki de;üstüme çekip sarı-lacivert çubuklu formayı Rıdvan’la aynı sahada koşma düşüm vardı.İnsanın o yaşlardaki düşlerini paylaşamaması ve hatırlanmaması o düşlerin ne kadar da üzücü…
Normalden erken başlamışım yürümeye;o yüzden daha çok vaktim oldu hepinizden:Düşmek için.Bu kadar yarayı 22 yıla sığdırmamın sebebi bu olsa gerek;aceleciliğim:Koşmak için,yürümek,düşmek,çelmeler yemek,yaralanmak için acele etmişim;sebebini o küçük çocuğa sormak gerekir.Bir düş müydü acaba o çocuğu annesinin güvenli kollarından,güvensiz dünyaya ayak basmasını erkenleştiren.Sakın bana sormayın;annenin kucağında olmaktan daha güzel bir düşü olabilir mi insanın;22 yaşında bu soruya cevap veremem,sormak için 20 yıl geç kaldınız…
Normalden erken başlamışım yürümeye;öyle der annem.Ve ben inanırım Ona çünkü yalan söylemez benim annem.Belki de bu yüzden kolay yaralayabildi kadınlar beni;annem gibi güvenilir zannettim onları,hiçbir vaat beklemeden inandım çünkü anneme de vaatsiz inanmıştım.Hoyrat davrandıysam bazı kadınlara sebebi yine annemdir.Her istediğimde bana açık kolları vardı Onun,oysa her kadın bu kadar cömert değil kucaklamak konusunda,bunu öğrendim.Belki de hiçbir kadın annem değil,bunu henüz kabullenmedim.Ellerimi bırakan,çelmeler takan,insafsız,gözyaşı olmaksızın terk eden kadınları istisna kabul etmeye hazırlanıyorum,çünkü yine bir kadına aşığım.Ellerinden tutmaya çalışıyorum,el ele koşmayı istiyorum hatta gerekirse el ele düşmeyi,aynı yaraları paylaşmayı,birbirimizin yaralarını öpmeyi;yani annemle olan ilişkimin bir adım ötesini.Utanarak söylüyorum:Birazcık büyüdüm.Birazcık büyürken unuttum bazı şeyleri;çocuk kalbimin düşlerini mesela,bazı şeyleri de öğrendim mutlaka;biliyorum mesela aşık olduğum kadının sol yanağındaki gamzesinin değerini…
Kızmayın,birazcık büyüdüm sadece birazcık;hala düşler kurabiliyorum:Bir kadının ellerini tutacağım anı düşlerken o ilk adımı attığım an ki kadar heyecanlıyım.Kaçıncı kez olduğunu bilmiyorum;yürümeye yeniden başlıyorum.Birazcık büyüdüğüm için bu defa düşmekten korkuyorum;bu defa normalden erken davranmıyorum,yürümek için doğru zamanı bekliyorum.Beni suçlamayın,birazcık büyümek zorunda kaldım,hem Rıdvan da eskisi gibi koşmuyor artık.Televizyonda oturduğu yerden konuşuyor.Ve merak etmeyin bazı şeyler unutulmuyor:Futbolla hiç alakası olmayan ananem gördüğünde televizyonda tanıyor Rıdvan’ı.Çünkü O,kıymetlisinin i.s.e’sinin Vıdvan’ı biliyor,unutmuyor.Büyüdükçe Vıdvan yerine Rıdvan diyorum ama koşuşunun yarattığı heyecanı hala yaşıyorum…
i.s.e.
