Archive for Ağustos, 2010

Korkuyorum.Evet,tam olarak bunu söylememi bekliyorsunuz. Kaybettiğimi, korktuğumu,inançlarımdan vazgeçtiğimi,size öykündüğümü duymak için can atıyorsunuz.Bir kaleyi daha zapt edebilmenin arzusu yakıyor kirli bedenlerinizi. Nasıl sizin gibi olabileceğimi sormamı ve bu sayede küstah tavrınızla bana  akıllar vereceğiniz anı bekliyorsunuz. Hakikati unutmanızı kolaylaştıracak bir vazgeçişimi kolluyorsunuz.Gerçekte korkanın siz olduğunuzun fark edilebilmesini imkansızlaştırmak için çalışıp   Read More ...

Bir şair senin için şiir yazmışsa; bil ki senden hoşlanıyordur. Ve seni seviyorum cümlesi geçmişse o şiirde; bil ki seni seviyordur. Bir şair kalemini fırlatmışsa senin için bir yere; bil ki sana aşıktır. Ve herşeye rağmen sana birşeyler anlatmaya çalışıyorsam hala; bil ki… Sen bilirsin! i.s.e.

Anlatırken,anlarken kolayı seçiyoruz.Somutlaştırmak kolaylaştırıyor durumumuzu hatta kendimize değdirip ‘daha anlamlı’ hale getiriyoruz;duygu ve/veya eşyayı. Yağdığı için saçımızın bozulmasına sebebiyet veren yağmur ya da altında sevgilimizle el ele yürüdüğümüz yağmur veya bir şehrin sel baskınına sebebiyet veren yağmur.Yağmuru böyle anlatmak,böyle anlamak daha kolay;onun kendinden menkul değerini bertaraf edip,ancak bizimle anlam kazanabilmesini   Read More ...

Daha güzel bir Dünya olsaydı Berlin Duvarı -tersinden- yıkılmamış olsaydı en azından Ya da Sivas Maraş katliamları yaşanmamış, Kasıklarından şarkı söyleyenlere “sanatçı” sıfatları yakıştırılmamış olsaydı, Para sadece “para” olarak kalsaydı, Şairlerin dizelerine inanılsaydı hala, Söylediklerini yeni bir şeymiş gibi “yeniden” pazarlamaya kalkan neo-liberalist döller saçılmamış olsaydı ortalığa Camilerden çıkanların sakallarında   Read More ...

13.ay olarak ekledim seni takvime.12 ayın hepsine dahil olan ama hiçbirine sığmayan. Herkes rolünü oynadı,perde kapandı ve oyun bitti…Seyirciler huzursuzca söylenmeye başladılar önce,ardından haykırmaya başladılar “Kandırdınız bizi,ne kan ne gözyaşı ne de intikamla dolu sahneler vardı.Her şey çok sıradan gelişti ve bitti.Sonunda ne olduğunu bile anlayamadık.Bu kadar sıradanlık için mi   Read More ...

Rıdvan(Dilmen)’ı gördüğümde sahada,çıldırırmışım televizyonun karşısında,öyle der annem.O koştukça,öne atılmaya çalışırmışım henüz hükmedemediğim ayaklarıma emirler yağdırıyordum belki ya da yalvarıyordum,bilemiyorum.Normalden erken başlamışım yürümeye sebebi Rıdvan olmalı;Onun koşuşu ağır tahrik içerir,çocuk bedenim bu ağır tahriklere çok fazla dayanamamış sanırım.Kim bilir belki de;üstüme çekip sarı-lacivert çubuklu formayı Rıdvan’la aynı sahada koşma düşüm vardı.İnsanın   Read More ...

Ya da git Bugünü yarına satarak Yarın akacak gözyaşlarından Bugünden korkarak Hayatı yaşamak için hayatsız kalarak Bir de korkaklığına kılıflar uydurarak git. Tüm anlatmaya uğraştıklarımı Çok sonra Çok geç olunca Anlayabilmek için Şimdi git. i.s.e. http://fizy.com/#s/105syp

İki eşittir ikiye: Komik… O ikiyi üç saniye önce yazdın, Yaşlandı,fark etmedin mi?… Nedir bu modernizasyonun Sahtekarca eşitleme terbiyesizliği? Her iki’nin kendi hikayesi var, Farklılaştıran ve anlamlandıran o iki’yi. Zaten yoksa bir hikayesi Sikmişim öyle iki’yi. “2=2” Modernizasyon kardeş; Anlamadın hikayemizi İftira etme bari… i.s.e. iki eşittir ikiye | izlesene.com

Hüznünü yüreğime asacaktım, Temiz askılık bulamadım… Her şeyi,her şeyi kirletiyorlardı Çabuk ve kirliydiler Bankaları,kocaman şirketleri Gökdelenleri,cezp edici reklamları vardı. Küçümsüyorlardı her şeyi Her şeyi küçümsüyorlardı Hüznümüz basit ve sıradan geliyordu onlara Yüzsüz psikologları vardı Bize prozac öneriyordu. Aralara sızıyorlardı Sızıyorlardı hayatlarımıza İzin istemeden,kapıyı tıklatmadan. Hakikatle aramıza girdiler, Makineler verdiler Kaybettiklerimizi   Read More ...

Aklımı kaçırabilirim,bu nasıl bir güzellik…Gökyüzü.Neden daha önce kaldırmamışım ki hiç başımı,bu kadar güzel başımın üzerinden kendini esirgemeyen gökyüzüne.Martıların salınışı,güvercinler de var serçeler de.Ama ben en çok martıya öykünüyorum.En iyi onlar uçtuğu için herhalde… Uçmak ne garip bir duygu olsa gerek.Açıyorsun kanatlarını;rüzgarın,havanın gücüne bırakıyorsun kendini.Gökyüzüne karışıyorsun… ‘Naber lan,martı kardeş?’…Bu kuşlar beni   Read More ...

Hala korkuyorum anne Güneş doğmuyor bu şehre Evet anne,yine aynı mesele Kanlı siluetler dolaşıyor her bir köşesinde. Evet,yine aynı kişiye Aynı sana sitemim anne Göbek bağımızın kesilmesine İzin verdin diye. i.s.e.

Sen bu şiiri yazmalısın kızım: Usul usul sabırlı bir süreçte Ya da Birdenbire vuku bulacak bir mucizenin hemen ertesinde. Dünya’ya isyanını kelimelerinde derlemelisin Ve inandırmalısın bizi; Bir kadının aşkının “Hakikiliğinden sebep damlamayan bir bala”benzeyebileceğine, Biraz daha katlanabilmemiz için hayata, En çok da karartmamak için yüzünü Turgut Uyar’ın; Sen bu şiiri   Read More ...

beceremedim işte seni ne sevmeyi ne de terketmeyi sen amansızca saldırırken üstüme giymedim savunma elbiselerini göğsümü açtım sana kanatırken hiç acımadın. ömrümü seni güzelleştirmeye feda ettim uğruna denizlerimden, çocuklarımdan vazgeçtim ama sen beni benimsemedin. ilkokulda dayak atan öğretmen devlet dairelerinde işlemeyen bürokrasi hastahanelerde yüzü gülmeyen hemşirelerdin sen çocuk kalbimde büyüdüğümde   Read More ...

Sarı-lacivert bir aşk gibi; “Karşılıksız…Ölesiye…”dir bu aşkın tanımı da. Yine de Biraz su, Biraz ateş, Çokça sevgilim ol. Işığım olmasan da olur Ama aydınlığım ol mutlaka. Cehaleti ben yaratırım Sen bilgeliğim ol. Ölümün sessizliği bulur elbet bedenimi Sen yaşamımın sedası ol. Başlıksız olsa da olurlar Sen şiirlerimin dizeleri ol. Laciverti   Read More ...

Kirin,pasın içindeyken, Uzaktayken her şeyden, Kendimden, Kimsesizken Ya da öyleymiş gibi zannederken, Sessiz bir intiharı düşlerken, Ayşe girdi düşüme, “Abi” dedi, Döndüm… Ablalık yapmaya gelmiş, Ağlama dedi, Abiler hiç ağlamaz ki. Kelimelerimi eksiltti, Sebeplerimi çürüttü, Delilleri karartmış gizlice, Elini uzattı: Kalk abi, Ölmek için daha çok erken… i.s.e.

Karanlığı anlatamam ben.Aydınlık doğmayacak gibi,ışığı yak:Beyaz üzerine konuşalım… ‎“sohbet edecek kimse yok.”Gerizekalı modernizasyon,hiçbir şeyden haberin yok. Pandora’nın kutusu açıldı önümde…Korktum…Damağımı kaldırmam gerekiyordu,yine unuttum… Bazen her şeyi anladığımı zannediyorum.Her şey mantıklı geliyor.Böyle zamanlarda kendimden çok korkuyorum… İki seçeneğin var:Riske girip tercihlerde bulunmak ya da sana verileni yaşamak.Tercih yaparken dikkat etmen gereken   Read More ...

Namuslu Kızlar oral seks yaparlar,iyi aile kızlarının anala da yatkınlığı vardır… “-Ben senin bildiğin kızlardan değilim.”. Her duyduğumda iliklerime kadar ürpermeme sebebiyet veren cümle:Nasıl yani? O zaman sen kız değilsin hatta insan. Ben her türünü biliyorum çünkü.İki elleri oluyor genellikle,iki gözleri;kimisinin ki görmüyor uzağı ya da yakını,hiç görmeyenler de var   Read More ...

Futbol topu en iyi arkadaşlarımdan birisiydi çocukken,hatta yürümeye bile topla oynamak için başladığımdan şüpheleniyorum zaman zaman.Modernleşme,hızlı büyüme ve doğal olarak gecekondulaşma;küçük bir şehirden metropol haline gelme süreci Gaziantep’in,benim de çocukluk sürecime denk geliyordu.Birlikte büyüdük yani içine doğduğum şehirle.İlk olarak Gaziantep’te aşık oldum,ilk o şehirde ağladım,futbolu da o şehirde sevdim;şehrin yapısı   Read More ...

‘Gerçek’ şiir,hayata dokunur elbet ama bunun için hayatın da yaşam sahibinin de ‘gerçek’ olması gerekir.. Gerizekalıya;bir gerizekalıya davranman gerektiği gibi davranmazsan,bir süre sonra gerizekalı kendisini hakikaten senin davrandığın kişiymiş gibi zannetmeye başlar.Oysa ne kadar değer verirsen ver,gerizekalı hep gerizekalıdır. SAVAŞ!-Ben savaşmayı bilmem.-SAVAŞ!-Ben savaşmayı bilmem.-Esirgeyen ve Bağışlayan Rabbinin adıyla SAVAŞ!-:)…Beni kandıramazsın,sen   Read More ...

Henüz bir öyküye,yazıya ve /veya şiire tutunamamış sözlerimi paylaşıyorum bu bölümde sizlerle.Bazıları zamanla büyüyüp,olgunlaşıp öyküye,yazıya şiire dahil olacak bazıları da hep böyle kalacak.Kim bilir belki siz okuyucuların geribildirimleriyle yazarken,söylerken benin aklımdan geçmeyen yerlerde alacak solukları.Yorumlarınıza,ilgi ve alakanıza muhtaç bu bölümü öksüz bırakmayın,olur mu? 

deli'nin twitleri