deli'nin twitleri

Biliyor musun?…Sen benim topumu kestiğinde, mahallenin tüm çocukları üzülüyor aslında… Bilmiyorsun. i.s.e.

0 Yorum

(Mutlaka bir yerde yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olan bir sahne.) Erkek: Sana, seni sevdiğimi söylemiş miydim daha önce? Kız: Evet. Erkek: O zaman, hikayenin tamamını biliyorsun zaten …. Fon: İstiklal Caddesi i.s.e.

0 Yorum

Cuma akşamı… Bir gece önceden miras almışım uykusuzluğu…Büyük ihtimalle sadece beni ilgilendiren bir sebepten… Aylardır beklediğim gün gelmiş…Zeki Demirkubuz’un Yeraltı filmine gidilecek sonunda… Yağmur indirdi birden…Telaşlı bir hali var… Otobüstekiler gergin… Neyse toru topu 3 durak gidilecek…Katlanılır… Yağmur yağıyor… İnsanlar da telaşlı…Belki yağmura ayak uydurmak istediklerinden, belki hazırlıksız yakalandıklarından yağmura,   Read More ...

0 Yorum

‘Oğlum bırak şimdi insan ruhunu, onun içindeki kötücüllüğü filan. Vırvırvır vırvırvır kafamızı ütüledin. Sen mi kurtaracaksın lan insanlığı? Tüm bunları boşver de, dünkü hatunlar nasıldı hacı?’ diye bir tepki Dostoyevski‘ye de verilmiş midir acaba? i.s.e.

0 Yorum

Son dönemlerin en popüler dizilerinden birisi Leyla ile Mecnun…Gerek karakterleriyle, gerek diyalogları ve göndermeleriyle, gerekse de geçmişimizi hatırlatma şekliyle bir çok kişinin vazgeçilmezleri arasında yer buldu kendisine…Bir çok sebebi vardır tabii bu dizinin sevilmesinin.Ve bu konu üzerine çok yazı yazılmış ve tespitte bulunulmuştur eminim… Bazı şeyleri anlatırken tekrara düşersem affola   Read More ...

0 Yorum

Her yağmur yağdığında ağlarım, Bana seni hatırlatır. Ben bir damlayım, Sen ise yağmur. Bulutunla avunurum. i.s.e.

0 Yorum

Hüzün mü bu giden! Yalnızlığım el sallıyor. Bu geceye karanlık, Yarına umut sarkıyor… i.s.e.

0 Yorum

Kuşatıldığımız bir dünyada, umudumuzdur şiir… Gönlümüzün karasının ‘bir mektup, üç satır yazısı’dır… Kişiliksizleşen futbolculara inat; Lefter, Baba Hakkı, Metin Oktay’dır… Rasyonaliteyi kutsayan modernizme rağmen Romantizmi terk etmemektir… Her şey çabuklaşırken, sabırdır şiir… Biraz Nazım, bazen Necip, Cemal, çokça Turgut’tur… Kalemler bir bir satılığa çıkarken; İslam Çupi’dir mesela… İçimizi ısıtan bir   Read More ...

0 Yorum

Hikayelerin, senaryoların, filmlerin en dikkat çekici kısmı son bölümleridir. Akıllara en çok son sahneler kazınır. İnsan öykülerinde de geçerlidir bu. Hepimizin hayatı bir hikayedir ve bu hikayenin başkaları için en kıymetli kısmı son sahnesidir. Son ana kadar verdiğiniz uğraşlar, çabalar; döktüğünüz terler, kanlar; yürüdüğünüz ve eskittiğiniz yollar, yıllar başkalarının umurunda   Read More ...

0 Yorum

Kadınların erkeklerden belki de en çok şikayet ettikleri konu onları anlayamıyor oluşumuz. Bu konuda haklı olabilirler. Zaman zaman hem cinsleri ve hatta bizzat kendileri tarafından bile anlaşılamamalarını mazeret olarak kullanmanın alemi yok,tamam bu da kabul. Ama kadınların anlaşılamamalarına rağmen,‘leb demeden bütün kuruyemiş mamülleri arasından doğru olanı seçmemizi’ beklemelerinde hayatı zorlaştıran   Read More ...

0 Yorum

Seni dinlemeden duramam şimdi; Kayıp giden yıldızlar da seni anlatır, Sigaramın son nefesinin dumanı da. Sensiz yapamam şimdi; Her yalnızlık şarkısı da seni hatırlatır, Her ayrılık öyküsü de. Gözlerini görmeden edemem şimdi; Gülümseyen gözlerin sıcaklığında da sen olursun, Gözyaşlarındaki çaresizlikte de. Sensiz bir şehire gidemem şimdi; Varacağım bütün duraklarda da   Read More ...

1 Yorum

Ruhum üşümeye başladı…Termometrelerin göstergelerinin hiçbir ehemmiyeti yok aslında… Hiçbir sıcaklık ısıtamaz şu aralar beni… Korku filmleri gibi şeyler yaşanıyor etrafta… Ve beni korkutan şey; olup bitenlerden çok, insanların olup bitenlere verdikleri tepkiler (ya da tepkisizlikleri)… Onlar her şeyi bu kadar kanıksayınca kendimden şüpheye düşüyorum doğal olarak. Nerede ‘hata’ yaptığımı çözmeye   Read More ...

0 Yorum

Hayatı, kendimizi, karakterimizi, çevremizdekileri, çevremizde olmasını istediklerimizi, nefret ettiklerimizi, anladıklarımızı, anladığımızı zannettiklerimizi, anlamadıklarımızı tanımlarken genel geçer sıfatları kullanırız. Bu sayede kolaylaştırırız işimizi. Genel geçer sıfatlarla kategorize ettiklerimizi algılamak ve anlatmak onları başkalarına genellikle daha kolaydır. Hemen hemen hepimiz çevremizdekiler için iyi veya kötü sıfatlarını ceplerimizde taşırız mesela. Ve belki de   Read More ...

0 Yorum

“Son sözler söylenmeden nereye gidiyorsun böyle ?” dedi. Duraksadım… Elimi çekip kapının kolundan, döndüm. Ve o an fark ettim; ‘son sözleri’ unuttuğumu. Onun da, dudakları kıpırdadı ama hiçbir şey söylemedi. Son sözleri söyleyince gidecek olmamdan korktu ya da O da benim gibi unuttu son sözleri… O günden beri birlikte son   Read More ...

0 Yorum

Kaç gündür aynı telaş içerisindeyim. Yana yakıla ve görmeyi bilen gözlerden kaçmayacak bir telaşla o durağı arıyorum, durağımızı… Göğe Bakma Durağı… Kaç gece, kaç sabahtır yollarda olduğumu hatırlamıyorum artık…. Hiçbir navigasyon aracı yardımcı olmuyor, durağımızı bulmama. Çünkü modernizasyon bizi sevmiyor… Bir bulabilsem durağı, bir bakabilsem gökyüzüne doya doya, gözlerini üzerimde   Read More ...

0 Yorum

Çok şey düşündüm ama söyleyemedim… Çok şey yazdım ama sildim hepsini… Belki de ‘itten aç, yılandan çıplak / Gelip durmuşsam kapına /Var mı ki doymazlığım?’ dan daha iyi bir dize iliştiremedim ikimizin haline…. Gelip dayandığım kapını çalacak gücüm de yok üstelik… Evet ‘gurursuzunum’ ama ‘cesaretsizinim’ aynı zamanda… Çünkü ‘maviye çalar   Read More ...

0 Yorum

Bilen bilir, aidiyet duygum ortalamanın altındadır. Yine bilen bilir ki, bu aidiyetsizliğime rağmen benim de bir kimliğim var. Ve ‘altı’ da ‘üstü’ de Fenerbahçe’dir o kimliğin. Aidiyetsizliğimden mütevellit hiç bir şehre bağlanamadım bugüne kadar. ‘İstanbul’a aşığım’ vb. cümlelerin karşılığı yoktur benim algı dünyamda. Ben de severim İstanbul’u ama sebebi başka:   Read More ...

0 Yorum

Artık suçlusunuz…Köşenize çekilmiş Türkiye’nin en büyük STKsı olan Fenerbahçe’ye yapılanlar hakkında -renginiz ne olursa olsun- susuyor ve hatta alkış çalıyorsanız bunlara artık siz de SUÇLUSUNUZ. Fenerbahçe’nin başına gelenlerden değil,-ki bunun sizi ilgilendirmediği çok aşikar- bu ülkede ‘adaletsizliklere’ kurban gitmiş her davanın faillerinden biri de SİZSİNİZ. Hrant’ın katillerine SİZ yataklık ediyorsunuz,   Read More ...

0 Yorum

Uzun zamandır bir şey düşmüyor kalemimden kağıdıma. Çok sebebi vardır mutlaka bu durumun, fark ettiğim ve edemediğim, fark edilebilen ve edilemeyen… Konuşamamaya dair uzun uzun konuşmanın da irrasyonel bir yanı var tabii ki… Aslında çekinmem irrasyonel durumlara düşmekten ama rasyonel olmayı tercih ediyorum bu defa: Bir insan boğazına yumru gibi   Read More ...

1 Yorum

Kadın gider. “Ama”sı,tarzı,terkettiği farklı. Her gelişi gidişine gebe. Gidişi toz duman, Gidişi sessiz, Gidişi acımasız bazen Ama hep haklı. Kimi zaman huzur Kimi zaman cehennem Kimi zaman gözyaşı kalır; Her gidiş farklı bir miras bırakır. Gitmeye gelir ve sonunda gider kadın. Erkek “ise”; Onunki bambaşka bir hikaye… i.s.e.

0 Yorum

Ölüm üzerine söylenilen her söz eksik, yavan kalıyor benim algımda… Ve üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen, şu an fark ediyorum ki hala kabul etmedim, edemedim ananemin vefat ettiğini. Vefat etmek, ölmek… Hepsi basit kelimeler olarak kalıyor hissettiklerimin ve hatta hissetmezden geldiklerimin karşısında… Cansız bedenini tabuta yerleştirenlerden birisi bendim oysa, cansızlığının   Read More ...

0 Yorum

Fenerbahçe taraftarı 3 Temmuz’dan bu yana Türkiye tarihinde pek de eşine rastlanmamış bir direniş mücadelesi sergiliyor. Sadece başkanı, yöneticisi, şampiyonluğu, kulübü için değil adalet için direniyor Fenerbahçe taraftarı. Tabii, Manisaspor maçındaki 46bin kadını ‘maç bedavaydı o yüzden geldiler’ diye tanımlayacak kadar mankafaysanız eğer, bu direnişi algılamakta zorluk çekebilirsiniz. Ve şunu   Read More ...

0 Yorum

Eylülün yağmurunda Annemin gözyaşı vardır, Sevdiğimin silueti. Şimdi ağustos sıcağında Şehvetli ve egoist istekler baş konuk. Kuru fasulyede Annemin emeği vardır, Dostluk adına paylaşılan aşın tanrısal gururu. Şimdi fast-food larla İdame ediliyor yaşamlar. Etek ki en çok yakışandır kadına. Ve her etek annem kokar. Şimdi pantolonlu kadınlar dolaşıyor sokaklarda. Ve   Read More ...

0 Yorum

Aynı ülkede yaşıyoruz Sayın Savcı, dolayısıyla benzer uygulamaları görmüş, benzer haksızlıklara uğramış olduğumuza inanıyorum. Bu yüzden sorularımı size yöneltmeden önce, bu ülkede nelerin olup bittiğini uzun uzun anlatma gereği duymuyorum. Zira, siz de bunların farkındasınızdır diye düşünmekteyim. Daha önce Kombassan, Yimpaş, İhlas Holding aracılığıyla hortumlanan gariban halkımızın bu defa da   Read More ...

0 Yorum

Anneler temize çeker hayatı, yaşantılarımızı. Dışarıda yaptığımız kavgaları, kaybedişleri, üzüntüleri bir annenin emeğinin değdiği çorbadan daha sıcak bir şekilde unutturacak kaç şey vardır bu hayatta? Bu yüzden değil midir, kaç yaşına gelmiş olurlarsa olsunlar, annelerini kaybeden insanların bir yanları hep eksik gibidir. Yaşanılan kirli şeyleri nasıl temize çekeceklerini bilemiyor oluşları   Read More ...

0 Yorum

Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcıların görevden alınması, gazeteciler hakkında hazırlanan iddianameler, 3 Temmuz’dan bu yana sürdürülen ve bütün hukuk kurallarını çiğneyen sözde ‘şike soruşturması’ ve diğerleri… Her birinin hakkında yazılacak, söylenilecek çok şey var aslında. Ama hem bu süreçlerin vicdanlı her insanda olduğu gibi bende de yaratmış olduğu duyguların hem   Read More ...

0 Yorum

-Hocam Ortadoğu sorunuyla ilgili tarihsel dokümanı bu kitapta bulabilir miyiz? Ortadoğu sorununu çözersek, belki kendi sorunumu çözmem de kolaylaşır. Ortadoğu ile ne alakanız var efendim? Alakamız olmaz olur mu, yüreğimizi en çok parçalayan ezgiler hep Ortadoğu ezgileri değil mi? Kendinizi kandırmak da özgürsünüz efendim. -Ben bu kitabı Londra’da aldım. Orada   Read More ...

0 Yorum

Beni ararsan Gökyüzüne bak Buluttan bir damla düşer Gözyaşımdır,tanığı olursun… Üşürsen bensizlikten Sokağa çık,kışın en ayaz vakti Senin ısıtmak için Güneş olurum… Bana sarılmak istersen Çocuk dolu parklara koş O çocukların gözlerindeki ışık olurum Senin için…. Beni gerçekten özlersen Geri gelebilirim. Bir devrim olur ki çoktan ölmüşümdür En önde emin   Read More ...

0 Yorum

Oruç, briç, facebook, twitter, gmail, ntvspor, ntv, atv, facebook, twitter, gmail, oğuz atay, gülben ergen, nazan öncel, rüya, doğa, açlık, uyku, Allahu Ekber,’az yemeliyim’… Ramazanla birlikte her şey daha da zorlaşıyor. Oysa her şey daha düzenli değil mi? Sorun da bu zaten: Düzen. Rutinleşmenin habercisi düzen. Her şey durmadan birbirini   Read More ...

0 Yorum

Bu resimi görenlerin çoğu resimdeki kişiler için ‘kahraman’ sıfatını iliştireceklerdir mutlaka. Aksini iddia etmeyeceğim merak etmeyin. Sadece farklı bir yandan bakmaya çalışıyorum çünkü bu resmi her gördüğümde farklı şeyler birikiyor aklımda. Merak etmeye başlıyorum bu adamları, o an akıllarından geçenleri. Oraya nasıl geldiklerini, gelirken arkalarında kimleri bıraktıklarını, ilk kime aşık   Read More ...

0 Yorum

… Burası çok kalabalık olmaya başladı artık. Rahat bir nefes alabilecek bir yer bile kalmadı neredeyse. Önüm, arkam, sağım, solum, sobe. Oyun oynamanın vakti değil. Ben de çok hevesli değilim zaten oyun oynamaya, sadece aklıma geldi birden. Getirtme aklına böyle şeyleri, sonra gitmeleri zor oluyor. Haklısın. Haklıyım, haklıyız kim bilir   Read More ...

1 Yorum

Yönetmenliği hakkında kim ne der, onu bilemem açıkçası. Ama kesinlikle çok iyi bir senarist, öykücü. Hatta gittikçe kaybolan ‘masal anlatıcılarımızdan birisi’… Bu özeliğinden dolayı sadece Türk sineması için değil, Türk öykücülüğü için de önemli biri kanaatimce. ‘Günaydın İstanbul Kardeş’ ve ‘ Şaşıfelek Çıkmazı‘ projeleriyle çocuk halimle çelmişti aklımı. Özelikle ‘Şaşıfelek   Read More ...

0 Yorum

Turgut Uyar’ın kerhaneyi tanımladığı bölüm var ya….Pardon Oğuz Atay diyecektim, karıştırdım bir an ya da Turgut Usta beni andı. -Turgut Uyar seni mi andı? Evet, niye bu kadar şaşırdın ki? -Turgut Uyar öldü ya…O yüzden garipsedim biraz. Ölmek mi! ‘ölmemiş olsaydı’ inanacaktın yani bana! Nasıl bu kadar saf olabiliyorsunuz anlamıyorum;   Read More ...

0 Yorum

Yalan değil,çok kötü bir ilk yarı geçirdik. Hatta Y.Malatyaspor maçından sonra ‘keşke yerin dibine girseydik’ bile demişliğimiz oldu. Gerçekti… Saha kenarındaki ‘KOCAMAN UMUDUMUZUN’ bile boynu bükülecekti neredeyse. Gerçekti… Sonra bazı şeyler değişmeye başladı;futbolcuların aklı başına geldi,taraftarın sesine ses yüreklerine karşılık mücadele vermeye başladılar. Gerçekti… Ardından bir ‘Fener Alayı’ başladı,koca bir   Read More ...

0 Yorum

Uzun uzun susuyorum bu aralar… Oysa, ‘haddini bile aşmaya meyilli’ cümleler deviniyor içimde. Susuyorum… Ne söylesem, bir ‘imkansızlığa’, ‘hasrete’ değecek kelimelerim ve ne zaman ‘hasrete değmiş kelimeler’ çıksa karşına, durmaz akar gözyaşların bilirim… Kaçarken senden, peşime takılmış gözlerin… Hasretin cehenneminden kaçmış kelimeler ve gözlerin… Gerisine varmaz dilim, gitmez kalemim… Susuyorum…   Read More ...

0 Yorum

Onlara her yerde rastlayabilirsiniz….Otobüste, sınıfta, sokakta, iş yerinde ve hatta evinizde. İki yüzleri vardır bu arkadaşların; birisi demokrattır, bunu ancak dışarıdan bakanlar görür. Diğer yüzü ise faşisttir, ona yaklaştıkça daha iyi anlarsınız bunu. Nedir peki tam olarak ‘demokrat faşist‘ in tanımı? Tanımlar herkes için farklı olabilir ama benim algı dünyamda   Read More ...

1 Yorum

“Ama ağam senin de insanlığın güzel”… Kelimeler tutuşur,yüreğimiz komut almaz artık beynimizden. ‘Kiraz’ın cümlesi sadece ‘Züğürt Ağa’nın değil,hepimizin yüreğine işler,nakış nakış.Yıllardır duymayı beklediğimiz cümle, Kiraz’ın dilinden çıkar karşımıza. Başını okşar umutlarımızın, yüreğimize yeni bir nefes getirir uzak diyarlardan. Masumiyeti ve nezaketi haykırır yeniden ve yeniden. Kiraz’ın cümlesi yeniden hayat verir   Read More ...

0 Yorum

Hadi önümüzdeki hafta koca koca ıslıklar çalalım. Sömürüyü, dolandırıcılığı, takiyeciliği, sivil diktayı, post-modern yasakçı zihniyeti, emperyalistlerin yardakçılarını kazımak için ortalıktan hep birlikte ıslık çalalım 12 Haziran sabahında. İyi de Mehmet Haberal’lı, Sinan Aygün’lü CHP kadrosunun şarkıda da geçen “Zorlanıp alınan haklarımızı fitil fitil alacağız” iddiası ne kadar gerçekçi? Bu parti   Read More ...

0 Yorum

Bir Ortaköy hatırası… Şiir kokusu var havada… İki kelime yan yana gelse, Dize olacak. ‘Sarı’ desem, ‘Lacivert’ diye cevap gelecek bir yerlerden. Düşler kursam, Gerçek olacak her biri. Bir gülsen… Kapanacak yaralarımın tümü. i.s.e.

0 Yorum

Biraz sıkıldım, her şey bundan ibaret. Birazdan geçecek… Geçecekti. Her şey Rüya‘nın yüzünden belki de; çocuk deyip fazla küçümsedim onu. Korktuğu zaman damağını kaldırmasına gülüp geçmek yerine, anlamaya çalışsaydım;daha iyi olabilirdi bazı şeyler. Çünkü O, korktuğunda damağını kaldırıyor, korkularını unutuyor böylece. Ben damağımı kaldırmayı unutuyorum, korkular ruhumda iz bırakıyor. i.s.e.

0 Yorum

Bir film karesinin andırırcasına Artıyor şiddeti yağmurun, Ayrılık vakti yaklaştıkça. “Gitme,kal!”dan daha etkili bir cümle kurmalıyım, Gitmeyip,kalmanı sağlamak için. Tüm hücrelerim yalvaracak izin versem Sen de istemiyor olmalısın gitmeyi. Yağmurun hızı artıyor, Lanet olsun, bulamadım o cümleyi… ‘Gitme,kal!‘… i.s.e.

0 Yorum

Bazen bir bakış,bir cümle,bir dize,bir öykü,bir şarkı açıklayıverir tüm olup biteni… “Sizi reddediyorum doktor! Hakkımda hiçbir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz.Akademik kariyeriniz değil, yüreğiniz yetmiyor. Kıçınızı serdiğiniz o deri koltuğunuzu ve bağıl değerlerini reddediyorum.Hayatı tanımlamaya ilişkin ortaya koyduğunuz ekonomik temelli yaklaşımların tümünü reddediyorum. Kapital ahlak kahrolsun! Geride kalanları beklemeliyiz doktor,düşenleri   Read More ...

0 Yorum

Oysa neler neler anlatacaktım sana; İstanbul’a,Antep’e,en çok da hiç bilmediğim güzel şehirlere benzeyecekti anlatacaklarım Özlemi,aşkı,biriktirdiklerimi bildirecektim sana. Düşerken acıyanlarımı, İnadına ayağa kalkışlarımı, Gözlerini,avunuşlarımı, Bildiğin ve bilmediğin yaralarımı,umutlarımı… O kadar çok şeyi sığdıracaktım ki kelimelere Onlar bile şaşıracaktı; Yokluğunla kararan geceleri, Bir sözcüğünle aydınlanan günümü, Senli düşlerimi, Sensiz kabuslarımı, Gözyaşlarımı,vs.leri… Nefes   Read More ...

0 Yorum

-Son sahne böyle olmamalıydı. -Son sahne OLMAMALIYDI i.s.e.

0 Yorum

Bir çılgınlık halinde bir adamın ölümünü kutluyorlar. Ve kimse sormuyor ‘Bu adam yargılanmış mıydı?’ diye.Hani ‘hukuk, demokrasi, adalet‘ herkese lazımdı?…Bu işler böyledir işte; kapitalist dünya kendi yarattığı düşmanı kendisi yok eder. Ve çoğu zaman acımasızca… Kendini bu dünya’ya ait hissetmeyenler için nasıl da güzel söylüyor İlkay Akkaya ‘Anlatamam ki el   Read More ...

0 Yorum

“Toplumda bir kişinin mutluluğu ahlaksızlıktır.” Albert CAMUS ‘Ahlaksızlık her insanın hakkıdır.’ i.s.e. Bu aralar susuyorum Ne metaforlar uçuşuyor oysa beynimde. Tahmin bile edemezsiniz Suskunluğumda kaç şiiri boğduğumu. Parklarda, çocuklardan salıncak vakitleri çalıyorum Çocukken yeteri kadar binmemişim Alacaklıyım, Hesabı kapatıyorum. Bir kişinin mutluluğunun ahlaksızlık olduğunu biliyorum, Yine de bu aralar mutluyum;   Read More ...

0 Yorum

Bazı durumlar üzerine ne kadar konuşursanız konuşun sesiniz çıkmaz. Ya boğazınıza düğümlenir kelimeler ya da hiç bir anlam ifade etmeden boşlukta salınırlar. Gözyaşlarınızın bile masumiyetinden şüpheye düşersiniz… i.s.e.

0 Yorum

“Gittikçe sana benziyorum” dedin. Teşekkür ederim; Bir boka benzemediğimi Sayende öğrendim. i.s.e.

0 Yorum

Serdar Ortaç şarkıları gibisin Fonetiğin oyalayabilir Ama anlam derinliğin yok maalesef. i.s.e.

2 Yorum

‘Sana bir daha nasıl inanayım’ diye bağırırken, ‘lütfen beni tekrar inandır kendine’ diye haykırıyordum içimden. i.s.e.

0 Yorum

İspanya İç Savaşı’nda Faşizme karşı kullanılan bu slogan Şimdi; Günümüzü, gecemizi, Ekmeğimizi, düşümüzü, Bugünümüzü, yarınımızı, Kirletmek isteyenlere karşı Koruyor yüreğimizin Masum savaşkanlığını: NO PASARAN!!! i.s.e.

0 Yorum

Affet bizi Gerenimo…Kin tutmayan yüreğinle affet bizi. İşgal ettik topraklarını, kızlarına tecavüz edip, çocuklarını öldürüp, küstahça davrandık sana. Yaşadığın toprağa yaptığımız ‘işgale’ ‘keşif’ kılıfını bulduk.Ve hala anlayamadık paranın yenilemeyecek bir şey olduğunu. Son nehir kurumadı çünkü hala, son ağaç kesilmedi, son balık tutulmadı ama insanlığımızın ‘son parçası’ güç durumda…. ‘Beyaz   Read More ...

2 Yorum

-Abi bir şey soracağım.Biz neden ‘ders çıkarmıyoruz’? -‘Ders çıkarmak’ mı? Bu nereden çıktı şimdi? -Bilmiyorum abi,insanlar arasında çok popüler bu aralar bu terim.Hatta garipsedikleri insanları bize benzetiyorlarmış bu yüzden. -İnsanlar mı! ‘Ders çıkarmak’ mı !… Onlar yüzyıl içinde iki kere dünyaca savaşıp,hala başkalarının topraklarını işgal etmekten kendilerini alıkoyamayanlar değil mi!   Read More ...

0 Yorum

Kumardı bizim aşkımız Yine kasa kazandı. i.s.e.

0 Yorum

19-20 Mart tarihlerinde düzenlenecek olan CEV Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi Final-Four müsabakaları, Fenerbahçe Acıbadem‘in ev sahipliğiyle Burhan Felek Spor Salonu’nda gerçekleşecek. Geçtiğimiz 2009-2010 sezonu boyunca tek mağlubiyet alıp, Avrupa ikincisi olan,ardından bu yıl katıldığı Dünya Şampiyonası’nda set vermeden şampiyon olan Fenerbahçe Acıbadem,bu yıl ki final-Four’un en büyük favorisi.Dünya’nın en iyi   Read More ...

0 Yorum

‘Bir yanım gündelik şeyler Evdir ekmektir Yaşadığım kaskatı; Bir yanım olmadık türküler söyler Yoldur özlemdir Benim en güzel düşlerim İçimde kaldı. Biryerlerim eksiliyor günlerdir Biryerlerim eriyor. Günlerdir başımda bir esrik bulut Ben süt mavilerde umarken günü Aykırı sularda akşam oluyor.’ …diyor Şükrü Erbaş ve İlkay Akkaya da o ‘zehirli’ sesiyle   Read More ...

0 Yorum

Adresinde Gelmemiş bir mail bulursan, Bil ki; Çok şey söylemiş Ama yenememişimdir gururumu. i.s.e.

0 Yorum

Elinden tutup götüremedim seni Şükrü Saraçoğlu Stadı’na.İki sevgili görüp,kıskanmayın diye birbirinizi… i.s.e.

10 Yorum

Kaç gece ağladım siz yokken. Gözyaşlarım akarken Hıçkırıklarımı duydunuz mu hiç? Yalancı düşlerime yer açtınız mı Kuytu bir köşesinde kalbinizin? Ya da gülüp geçebildiniz mi Sadece? Hiç,hiç olmaya uğraştığımı fark ettiniz mi? Hiçlik nehrine birlikte akmayı Düşlediniz mi? Siz hiç sordunuz mu kim olduğunuzu İnsafsız gecelere? Yanıtsızlığın dayanılmazlığını tattınız mı   Read More ...

0 Yorum

Kilometrelerce uzakta ilaç bekleyen bir çocuk,kocasını bekleyen bir kadın,yollara neden düştüğünü kendisi de bilmeyen ‘aşık’ bir adam(Bekir),karşısında aşık olduğu kadın(Uğur),o kadının aşık olduğu ve müebbete mahkum bir adam(Zagor),sol yanlarında her şeyden habersiz ve üçüncü bir erkekten olma bir bebek(Çilem),duvara asılı bir fotoğraf,kapıda bekleyen yoksulluk,gözyaşı,çaresizlik…Bazılarının kaderi karanlıktan bile daha koyudur…

0 Yorum

Her harekette Tanrısal bir işaret vardır. Koşa koşa gelirken sana Geri geri gidiyor ayaklarım. Hangisi Tanrısal işaret çözemiyorum. i.s.e.

0 Yorum

Bazen mümkün hoş bir mazeretle yeniden bir dünya yaratmak…“Ceketimi burada unutmuş olabilir miyim?”… Yoksa sen buldun mu ceketini? i.s.e.

0 Yorum

“Rüyaların yapıldığı maddedeniz hepimiz.” Senin hamuruna çokça kabus karışmış,yapacak bir şey yok. i.s.e.

0 Yorum

Hataların bedelini ödemek kolaydır,insan bir şekilde katlanır bu duruma.Yapılan ‘doğruya’ kesilen bedeller daha acıtıcıdır, her defasında. ‘Böyle olmamalıydı’ diyen bir isyan gelir oturur yüreğinizin orta yerine. Sabrınızı,yüreğinizi,ömrünüzü eksiltir bu isyan.Hele bir de çoğaldıysa çevrenizde; olmadığını oynayan,oynadığını olamayan insanlar… Ama farklı şimdi.Bu defa ofsayt değil,olmamalı.Bu da gol değilse eğer,çıkarır formamı terk   Read More ...

0 Yorum

‘Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum’ Tüm ‘güzel’ kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

0 Yorum

Öldürdün beni desem, Tüm katiller gibi Sen de bir kez daha gelir misin Cinayet mahalline, kalbime. i.s.e.

0 Yorum

Bu kadar iyi yazılmasaydı sözleri,bu kadar iyi söylemeseydi… Duymasaydım,bilmeseydim,okumasaydım,dinlemeseydim,görmeseydim,düşünmeseydim… Kalmak daha kolay olurdu. i.s.e.

0 Yorum

Korkuyorum sana seni anlatmaktan ‘Götün kalkar’ diye değil, Gerçek sanıp kendine aşık olursun diye. i.s.e.

0 Yorum

“Sen şimdi kalkıp gidiyorsun.Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar.Gitsinler.” diyor büyük şair Cemal Süreya.Oysa senin gözlerin inatçı.Kim bilir belki de önemsizler senin için giderken yanımda bıraktığına göre.Sen gittikten sonra da gülümsüyorlar bana…Acıyorlar bazen,umut veriyorlar,beni seviyorlar,nefret ediyorlar benden.Uykusuz gecelerime tanıklık ediyorlar hiç utanmadan.Gözlerin peşimi bırakmıyor,gözlerin canımı acıtıyor.Sen giderken gözlerini neden   Read More ...

0 Yorum

‘Gerizekalıya’;bir gerizekalıya davranman gerektiği gibi davranmazsan,bir süre sonra ‘gerizekalı’ kendisini hakikaten senin davrandığın kişiymiş gibi zannetmeye başlar.Oysa ne kadar değer verirsen ver,’gerizekalı’ hep gerizekalıdır. i.s.e.

0 Yorum

Gitme lan… Danimarka, Kurtköy’den bile uzak. Hem soğuktur orası,senin burnun dayanmaz akar sürekli, keyif vermez hiçbir işte…Belki de ‘mantıksızlık’ var aramızda.Kedileri seviyorsun sen,ben sevmiyorum seni.Beşiktaş’a meyil ediyorsun,8′lenmesinden hoşlanıyorum ben.Yine de atkını boynumda taşıyorum,dedim ya mantığa gerek yok dostlukta da… 5 harfli sıfatı sen gelene kadar dilimin ucunda saklayacağım (ara sıra   Read More ...

0 Yorum

‘Bu senin eski zaman hassasiyetlerin’ diye başlıyor cümleye, Gönlüme girecek zannediyorum Aklıma giriyor oysa. Akıl veriyor. ‘İyi,güzel’ deyince hevesleniyorum tekrar, Başımı okşayacağını umut ediyorum. ‘-de’yi ekliyor ardından. ‘İyi, güzel de’ olunca cümle Kalbime vuruyor,kalbimden vuruyor. ‘Demode artık oğlum bunlar, Gerçekleri görmezden gelme’ Bu cümleyle birlikte susuyorum ben de İçimdeki şu   Read More ...

0 Yorum

Türk Sinema tarihinin -en azından benim için- en iyi tiratlarından birisi. Niye mi paylaşıyorum şimdi? “Uzun hikâye karışık…”

1 Yorum

Her defasında kendinden Herkesten farklı gibi bahsettin. Ama sonunda sen de Herkes gibi terk ettin.

0 Yorum

Turgut Uyar şiirleri gibisin; hem dağıtıyorsun aklımı,kalbimi, hem de vazgeçilmezimsin.

0 Yorum

Hatalarımın Üniversitesinden mezun oldum sonunda.Son ders ‘seni adam yerine koymakmış’ meğerse.

0 Yorum

Mesele karşındaki kişinin ve/veya senin kafanın karışık olması değil… Karar vermen gereken şey kafanı karıştırması gereken kişinin karşındaki insan olup olmaması. Nora:”I am very confused.”(Kafam çok karıştı.) Barney:So am I… And I want to be confused with U. (Benim de… Ve ben kafamın seninle karışmasını istiyorum.) Sen benim kafa karışıklığımsın.   Read More ...

0 Yorum

Digitürk, Spor Toto Süper Lig yayın hakları için bu yıl çok önemli bir bütçe ödemeye başladı ve bu sayede biz izleyicilerin daha kaliteli bir lig izleme hakkına sahip olmamızı sağladı. Bazı kişi ve kurumların blogspot uzantılı adreslerden bu karşılaşmaları illegal olarak yayımlaması Digitürk ve Türk futbolunun kaybı gibi görünmektedir. Bu   Read More ...

0 Yorum

Şarkındım ben senin, Sıkılınca kısabilirdin sesimi. Neden teybi kırdın ki?

0 Yorum

‘Gideni’ anlatıyor şarkı,ben bu şarkıyı dinlerken ‘bulmuştum’.Sonra O da gitti,şarkı şimdi daha anlamlı.

1 Yorum

Güneşin olsun gönlünde o zaman gelsin ne gelirse…

0 Yorum

Üniversiteye girerken ‘yazar olacam’ diyordum, üniversite bitmek üzere; yazar olamamak değil ama galiba ‘adam olamadım’ o koyuyor bana.

0 Yorum

‘Yes U will be my fill.’

0 Yorum

Medeniyet merkezi deniliyor bu şehre: Türkçe ve Kürtçe nidalar var sadece şehirde. Bir Hrant’a bile tahammül edemedik.Yazık…

0 Yorum

GÖĞE BAKMA DURAĞI-TURGUT UYAR | Facebook Video indir Turgut Usta ‘Göğe Bakalım’ diyor ama gök çok kirlendi be usta.

0 Yorum

Kendisini sömüren adamlara oy veren halkımı suçlayamıyorum bir türlü: -“ağam kusura bakma kendimi kurtarmam lazımdı.’ der gibi bakıyorlar. ‘-Kurtardın mı bari?’ sorusunu içime atıyorum. Keşke kurtarsaydınız kendinizi diye içleniyorum.

0 Yorum

Bazı şiirler hayatınıza temas eder, bazıları şekillendirir hayatınızı, bazılarıysa sıçar ağzınıza. Bu şiirde 3ü1arada.

0 Yorum

Kendim hakkında söyleyecek çok fazla şeyim yok bu aralar. Yanımdan geçerken dikkatli olun lütfen biraz, özgüvenime takılıp düşmeyin. 23 yaşındayım. Duygusal bir adamım ‘Erkekler ağlamaz’ yalanına itibar etmem, her içimden geldiğinde ağlarım. Ne düşündüğünüzü çok da umursamıyorum, hatta bu aralar hiçbir şeyi umursamıyorum. ‘Fazla romantik’ bulunmuşluğum da var ‘öküz’ de.   Read More ...

0 Yorum

Hınzır Sarı;ekini,ekmeği,sonbaharı anlamlandıran Sarı isyana teşvik eder Laciverti,aşkın isyanına. “Hadi” der, “kurtul şu durgun halinden,senin asaletin ancak bir aşkın içinde huzuru bulur.”Zamanı,yeri değilli temkinli gibi gözüken,özünde korkuya batmış cümleler işlemez;gülen,yerinde durmayan bir çocuk temizliğindeki Sarının yüreğine;sil baştan daha önce kalbi hiç kırılmamışçasına dener yeniden:Hadi şimdi aşkın tam zamanı.Laciverti yoldan çıkarmaya   Read More ...

0 Yorum

El “veda” değil El “ini ver” geçiyor içimden. Kalbim taş kesmedi, Vedalaşamam seninle Hiç beceremem zaten vedalaşma cümlelerini Aranan oyuncusu olamadım hiç vedalaşma sahnelerinin Sen ağlarken gidemem El… ..“veda” diyemem sana .. “ini ver”bana. Hoşça değil, Benle kal… (Ben hoş tutarım zaten seni.) i.s.e.

2 Yorum

Soğuk denizlere atlama heyecanımı Bir kızın gözlerinde yitirdim. Cesaret;zaten benim için Bir çocukluk düşüydü sadece. Şimdi hücrelerimde amaçsız kelimeler dolaşıyor Bezginlik değil,kırgınlık hiç değil, Anlamsızlığın boğucu ikilemi, Kaybedişin acısı bu sadece. Uzağıma düşüyor şimdi Sonunu düşünmeden başlamak bir ilişkiye Hesap kitapla da uğraşamıyorum Galiba birazcık herkes gibi oluyorum sadece. Ve   Read More ...

0 Yorum

Ne güzel şey konuşabilmek seninle Oturmak dizdize Ölüm ve kazanma korkusu olmadan Olduğu gibi;öylece. Ne güzel şey bakabilmek gözlerine Bir kuyunun derinliklerinden su çıkarır gibi hayatın candamarına, Yeni anlamlar kazandırmak yeryüzüne. Ne güzel şey dokunabilmek sana Tüm hatalarımı,günahlarımı,suçlarımı Bedeninde aklatmak; İlk önce kendime. Ne güzel şey sevebilmek seni Tüm karanlıklara   Read More ...

0 Yorum

Bazı adamlar için bu dünyada yaşamak zordur. Hani şu rekabeti sevmeyen, beceremeyen, kendi halinde yaşamaya çalışan insanlar için. Uzaklardan değil, yakından, yakınımdan bizzat kendimden bildiriyorum. Bazen bir bilgisayar olarak yaratılacakken son anda insan olarak dünyayı geldiğime inanıyorum. Hani şu insanların ihtiyaç duyduklarında kullandıkları, sadece yetenekleri kadar iş yapan ve asla   Read More ...

3 Yorum

Bir kelimedir hasret, Altı harf sadece. Bir gün tükenir kelimeler, Üzülme Sevgili; Bu hasret de biter. i.s.e.

0 Yorum

Bir tankın karşısında bedenini siper etmiş Iraklı bir çocuğun hayatından bir kesit: I know U don’t know my language But I know yours. I know U don’t have any idea about humanity But I have. I know U don’t have a heart But I have and it lives with all   Read More ...

2 Yorum

En iyi böylesi galiba Sabah vakti terketmek bir şehri Pazar sabahı mümkünse, Uyanmamışken şehir. Arkandan el sallayan olmamalı, Zorlaştırmamalı yolu,yolculuğunu… Ve bekleyen de olmamalı Varacağın şehirde. Sahte bir gülüş için değil, Ummadan hiçbir şey Vakti geldiği için yola çıkmanın… Yani sırf bu sebepten Yol çağırdığı için seni Düşmelisin yola Kimseler uyanmadan,   Read More ...

1 Yorum

Bu gece sevmiyorum seni Bu gece açlar var,yoksullar üşüyor Sokaklarda. Birbirinin namusuna göz dikenler dolaşıyor ortalıkta. Bu gece aldatmalar,yalan türküler Dolaşıyor meydanlarda. Bu gece karanlık kadar karanlık. Bu gece rüşvet,yolsuzluk var Her tarafta. Satılık bedenler daha kötüsü Ruhlar,kalpler. Bu gece hiç sabaha varmayacakmış gibi gece. Oysa bu gece de sevebilseydim   Read More ...

0 Yorum

Bazı adamlara oldum olası çok özenmişimdir. Hani ne olursa olsun hayatına devam edebilen adamlara, başını yastığa koyunca anında uyuyakalabilen, yaşadığı yaşattığı tüm felaketlere kayıtsız kalabilenlere… 19 yaşında küçücük bir kız. Aramızda çok ciddi bir yaş farkı yok aslında, yine de ‘çocuğum’ gibi seviyorum insafsız bir şiddetin arasında sıkışmış o yüzü.   Read More ...

0 Yorum

Yalnızsın Ve suçlayacak hiç kimsen yok, işin kötü tarafı. Eskimiş elbiseni bana getirmen, hep bu yüzden. Yalnızlığına en güzel yamaları benim diktiğimi Hatırlıyor ‘lanetli’ bilincin. Masamın üzerinde duran ‘insafsız’ gidişini unutmuşken, Hünerli ellerimi unutamıyorsun. Oysa hayır gelmez onlardan artık sana, Eskiyen elbisende üşümek senin tercihindi. ‘Git, tercih ettiğin yalnızlığını yaşa   Read More ...

0 Yorum

Evet baylar, bayanlar Kadıköy-Pub’un adı değişti, Bizi yoldan çeviren ‘Yolumuzu saptıran’ garson da kayıplarda. Ve bazılarınız eskidi Eskidi ve gitti… Bu defa isim vermeyelim Siz bilirsiniz kendinizi. Zira kalanları sayarsak Gidenler kırılır belki. Ve kalp kırmak bizim işimiz değil En fazla iki kadeh kırarız masada, O da sakarlıktan mütevellit. ‘Bugünlük   Read More ...

6 Yorum

Durun be,gitmeyin! Yeşil Efe açacaz daha Paçangalarımız gelecek Yoksa burası Kadıköy-Pub değil mi… Fırat,bir gün gidersin elbet askere, Acele etme!… Okul da biter bir gün Hakan Biz bitiyoruz be; Otursana şöyle. Asma suratını Fatih Bir yıl çabuk geçer: Tekrarı var sınavın,telafi edersin Sokdurtma lan işte ÖSSsine! Daha devrim yapacaz biz   Read More ...

1 Yorum

4 gündür kendimi eve kilitlemişim, 4 günün sonunda dışarı çıkınca anladım ancak bunu. Kasım ayında çok tahrik edici olan güneşli hava, içimdeki yılgınlıklara karşı önemli bir zafer elde etti ve bu sayede sokakta buldum kendimi. İlk adımlarımı atarken ‘neden bunca gündür evde tutsak etmişim kendimi’ şaşkınlığını yaşadım. Birkaç dakikalık rahatlığın   Read More ...

0 Yorum

Ağıtsı seslerimi Kelimelerle derleyip Kapına yığdım dün gece. Sabah olunca, -hiç fark etmeden- Onları çiğneyerek Okulun yolunu tuttun Sen yine.

0 Yorum

Eskiden ‘iyi’ şiirler yazıyordum, O zamanlar her şey bu kadar kirlenmemişti, Sen gitmemiştin henüz, Hikâyemizin orta yerine gözyaşı düşmemişti, Çocuklar sokaklarda mendil satmanın çaresizliğine mahkûm edilmemişti, Oyun oynuyorlardı sadece, zamandan kaygısız. Ebeveynler ‘aman kimseyle kavga etme, iyi geçin’ diye salıyorlardı çocuklarını sokağa, ‘Gücün yetmiyorsa, taş at’ cümleleri icat edilmemişti henüz   Read More ...

0 Yorum

Ayakta kalabilmek değildir hayat, Her düşüşten sonra yeniden kalkabilmektir ayağa. Ve gereklilikleri vardır hayatın, sevgi mesela… Yağmur bulutu nasıl severse öyle sevmeli bu hayatı. Ve fidan her bahar yeşillere bürünüp nasıl sarılırsa doğaya, Ayağa kalkıp öyle sarılmalı bu hayata.

3 Yorum

University,Üniversite,Evrensel Şehir…Mezuniyet töreninde 10.Yıl Marşı:”Türk önde Türk ileri!!!” Evrensel olmanın ilk koşulu Türk olmaktan mı geçiyor,yoksa bir Türk dünya’ya bedel mi??? Ya da bir tek ben mi kafayı yedim??? Sarhoşum;üzüm değil,aşk şarabından… Yemişim neo..paradigmalarınızı:Dünya’da iki sınıf var hala…Ve gözyaşları,ölüm,zulüm hep aynı sınıfın kaderine düşüyor… Sana dair özlemlerle büyüyorum her dakika,ellerinde   Read More ...

0 Yorum

Büşra ile aramızda geçen dialog. Sizce kim haklı i.s.e. mi Büşra mı? Büşra: şanslı bi güne geçtn galiba bana yazmayı bile bırktn i.s.e. umarım öyle bir gün olur susmamdan yanaymışsın gibi geldi ondan yazmadım Büşra yok bee bişiydn yana deilm ben   i.s.e. tarafsızım diyorsun Büşra taraf tutmaya gerek yok   Read More ...

0 Yorum

Allah’ım bir merhem ver bu çocuğun yüreğine, çok kanıyor… Önce kanayarak öğrendim hayatı, sonra hayatın kanayarak öğrenildiğini. Kanarken, kanattıklarım da oldu elbet…Sütten çıkmış ak kaşık gibi anlatmaya niyetim yok hiç kendimi. Mutlaka ‘insafsız’ı oynamak bana da düştü, bazılarının hayat hikâyelerinde. Beni öldürenler gibi, benim de öldürdüklerim oldu elbet. Öldürürken çok   Read More ...

0 Yorum

Akıl elbet gelir başa, Bazen çok geçtir ama. Kaplumbağa çekilmiştir kabuğuna Çıkarmaz başını bir daha Göstermek için sana. Yaktıkların için ağlamak boşuna. Hem var mıydı ki, o kadar yüreğin Yakmadan, yanarak yürümeye bu yolda? http://fizy.com/#s/1m0kj3

0 Yorum

Yalnızlığın rolü oynanıyor her yerde. Kelimeler ağır vagonlu trenler gibi gitmemeye daha niyetli, senin aksine. Ölü kadın gibi bakma suratıma. Oysa seninle Agora Meyhanesine gidecektik daha. Orada hayattan kopmuş yaşamları bir yerlerinden tutup yeniden hayata bağlayacaktık. Neyimize gerekse… Biz fazlalıklardan hoşlanmıyorduk, fazla kısmını dağıtacaktık umudumuzun. Yeterli olanı kalınca elimize, rahatlayacaktık.   Read More ...

0 Yorum

Konuşa konuşa sussak, Susa susa konuşsak, Birbirimize korkusuz dokunsak, Hiç kimsenin kazanmadığı oyunlar oynasak, Ninnilerde huzuru bulsak, Uykularımızdan kelimeleri uzak tutsak, Yine çocuk Yine masum olsak… i.s.e.

0 Yorum

“Seni özledim,çok özledim.” Bu cümleyi yüzüne söyleseydim,gülümserdin ve şartlar ne olursa olsun mutlu olurdun mutlaka. Belki bir adamı soktuğun durumun gururu sarardı egonu, belki benim için hala bir anlam ifade ediyor olman varlığını anlamlandırırdı yeniden ya da bilmediğim bir ya da birçok sebepten ötürü mutlu olurdun mutlaka. Ama hemen ardından   Read More ...

2 Yorum

Uyandığımda sabahları Ya da hiç uyumadan gece boyu Güneş’in doğarken çektiği “Bismillah”a tanık olurken, Bir sigara yakarken, Biten paketi çöpe atarken, Küçük bir kız çocuğuyla oynarken, Kardeşimle şakalaşırken, Kitapların kapaklarını açarken, Şiirler okurken, Televizyonun karşısında otururken, Konuşurken annemle-babamla, Pencereyi açarken, Kaparken perdeleri, Yürürken yolda, Bilgisayarın başına geçtiğimde, Bir dost selamını   Read More ...

0 Yorum

Kendi başına haykırdığını zannediyorsun. Çığlığın ilk benim kulağımda yankılanıyor oysa. Yalnızlığına ağlayan gözyaşların benim önüme düşüyor. Olur olmadık yer ve zamanlarda ortak çıkıyorsun hayatıma, hayatımdakilere. Kardeşim senin gibi gülmeye başlıyor birden, arkadaşımın esprisinde yer ediniyorsun kendine. Televizyonda gördüğüm filmin kadın oyuncusu sana öykünüyor ağlarken… Hâla her sabah sana uyanıyorum, her   Read More ...

0 Yorum

“Öğrenci misiniz?” emlakçı ve/veya ev sahibi tarafından sorulan bu soruya, eğer ev arama işinde henüz acemiyseniz heyecanla ‘evet!’ karşılığını verirsiniz. Ama ev arama işi uzadıkça, öğrenci olduğunuz her halinizden belliyken, bu sorunun sorulması dalga geçiliyormuş hissiyatı uyandırır sizde ve sinirleriniz hoplamaya başlar. Ardından daha sinir bozucu sorular sıralanır; “Evi siz   Read More ...

0 Yorum

Korkuyorum.Evet,tam olarak bunu söylememi bekliyorsunuz. Kaybettiğimi, korktuğumu,inançlarımdan vazgeçtiğimi,size öykündüğümü duymak için can atıyorsunuz.Bir kaleyi daha zapt edebilmenin arzusu yakıyor kirli bedenlerinizi. Nasıl sizin gibi olabileceğimi sormamı ve bu sayede küstah tavrınızla bana  akıllar vereceğiniz anı bekliyorsunuz. Hakikati unutmanızı kolaylaştıracak bir vazgeçişimi kolluyorsunuz.Gerçekte korkanın siz olduğunuzun fark edilebilmesini imkansızlaştırmak için çalışıp   Read More ...

1 Yorum

Bir şair senin için şiir yazmışsa; bil ki senden hoşlanıyordur. Ve seni seviyorum cümlesi geçmişse o şiirde; bil ki seni seviyordur. Bir şair kalemini fırlatmışsa senin için bir yere; bil ki sana aşıktır. Ve herşeye rağmen sana birşeyler anlatmaya çalışıyorsam hala; bil ki… Sen bilirsin! i.s.e.

0 Yorum

Anlatırken,anlarken kolayı seçiyoruz.Somutlaştırmak kolaylaştırıyor durumumuzu hatta kendimize değdirip ‘daha anlamlı’ hale getiriyoruz;duygu ve/veya eşyayı. Yağdığı için saçımızın bozulmasına sebebiyet veren yağmur ya da altında sevgilimizle el ele yürüdüğümüz yağmur veya bir şehrin sel baskınına sebebiyet veren yağmur.Yağmuru böyle anlatmak,böyle anlamak daha kolay;onun kendinden menkul değerini bertaraf edip,ancak bizimle anlam kazanabilmesini   Read More ...

0 Yorum

Daha güzel bir Dünya olsaydı Berlin Duvarı -tersinden- yıkılmamış olsaydı en azından Ya da Sivas Maraş katliamları yaşanmamış, Kasıklarından şarkı söyleyenlere “sanatçı” sıfatları yakıştırılmamış olsaydı, Para sadece “para” olarak kalsaydı, Şairlerin dizelerine inanılsaydı hala, Söylediklerini yeni bir şeymiş gibi “yeniden” pazarlamaya kalkan neo-liberalist döller saçılmamış olsaydı ortalığa Camilerden çıkanların sakallarında   Read More ...

2 Yorum

13.ay olarak ekledim seni takvime.12 ayın hepsine dahil olan ama hiçbirine sığmayan. Herkes rolünü oynadı,perde kapandı ve oyun bitti…Seyirciler huzursuzca söylenmeye başladılar önce,ardından haykırmaya başladılar “Kandırdınız bizi,ne kan ne gözyaşı ne de intikamla dolu sahneler vardı.Her şey çok sıradan gelişti ve bitti.Sonunda ne olduğunu bile anlayamadık.Bu kadar sıradanlık için mi   Read More ...

0 Yorum

Rıdvan(Dilmen)’ı gördüğümde sahada,çıldırırmışım televizyonun karşısında,öyle der annem.O koştukça,öne atılmaya çalışırmışım henüz hükmedemediğim ayaklarıma emirler yağdırıyordum belki ya da yalvarıyordum,bilemiyorum.Normalden erken başlamışım yürümeye sebebi Rıdvan olmalı;Onun koşuşu ağır tahrik içerir,çocuk bedenim bu ağır tahriklere çok fazla dayanamamış sanırım.Kim bilir belki de;üstüme çekip sarı-lacivert çubuklu formayı Rıdvan’la aynı sahada koşma düşüm vardı.İnsanın   Read More ...

0 Yorum

Ya da git Bugünü yarına satarak Yarın akacak gözyaşlarından Bugünden korkarak Hayatı yaşamak için hayatsız kalarak Bir de korkaklığına kılıflar uydurarak git. Tüm anlatmaya uğraştıklarımı Çok sonra Çok geç olunca Anlayabilmek için Şimdi git. i.s.e. http://fizy.com/#s/105syp

0 Yorum

İki eşittir ikiye: Komik… O ikiyi üç saniye önce yazdın, Yaşlandı,fark etmedin mi?… Nedir bu modernizasyonun Sahtekarca eşitleme terbiyesizliği? Her iki’nin kendi hikayesi var, Farklılaştıran ve anlamlandıran o iki’yi. Zaten yoksa bir hikayesi Sikmişim öyle iki’yi. “2=2” Modernizasyon kardeş; Anlamadın hikayemizi İftira etme bari… i.s.e. iki eşittir ikiye | izlesene.com

0 Yorum

Hüznünü yüreğime asacaktım, Temiz askılık bulamadım… Her şeyi,her şeyi kirletiyorlardı Çabuk ve kirliydiler Bankaları,kocaman şirketleri Gökdelenleri,cezp edici reklamları vardı. Küçümsüyorlardı her şeyi Her şeyi küçümsüyorlardı Hüznümüz basit ve sıradan geliyordu onlara Yüzsüz psikologları vardı Bize prozac öneriyordu. Aralara sızıyorlardı Sızıyorlardı hayatlarımıza İzin istemeden,kapıyı tıklatmadan. Hakikatle aramıza girdiler, Makineler verdiler Kaybettiklerimizi   Read More ...

0 Yorum

Aklımı kaçırabilirim,bu nasıl bir güzellik…Gökyüzü.Neden daha önce kaldırmamışım ki hiç başımı,bu kadar güzel başımın üzerinden kendini esirgemeyen gökyüzüne.Martıların salınışı,güvercinler de var serçeler de.Ama ben en çok martıya öykünüyorum.En iyi onlar uçtuğu için herhalde… Uçmak ne garip bir duygu olsa gerek.Açıyorsun kanatlarını;rüzgarın,havanın gücüne bırakıyorsun kendini.Gökyüzüne karışıyorsun… ‘Naber lan,martı kardeş?’…Bu kuşlar beni   Read More ...

3 Yorum

Hala korkuyorum anne Güneş doğmuyor bu şehre Evet anne,yine aynı mesele Kanlı siluetler dolaşıyor her bir köşesinde. Evet,yine aynı kişiye Aynı sana sitemim anne Göbek bağımızın kesilmesine İzin verdin diye. i.s.e.

0 Yorum

Sen bu şiiri yazmalısın kızım: Usul usul sabırlı bir süreçte Ya da Birdenbire vuku bulacak bir mucizenin hemen ertesinde. Dünya’ya isyanını kelimelerinde derlemelisin Ve inandırmalısın bizi; Bir kadının aşkının “Hakikiliğinden sebep damlamayan bir bala”benzeyebileceğine, Biraz daha katlanabilmemiz için hayata, En çok da karartmamak için yüzünü Turgut Uyar’ın; Sen bu şiiri   Read More ...

0 Yorum

beceremedim işte seni ne sevmeyi ne de terketmeyi sen amansızca saldırırken üstüme giymedim savunma elbiselerini göğsümü açtım sana kanatırken hiç acımadın. ömrümü seni güzelleştirmeye feda ettim uğruna denizlerimden, çocuklarımdan vazgeçtim ama sen beni benimsemedin. ilkokulda dayak atan öğretmen devlet dairelerinde işlemeyen bürokrasi hastahanelerde yüzü gülmeyen hemşirelerdin sen çocuk kalbimde büyüdüğümde   Read More ...

0 Yorum

Sarı-lacivert bir aşk gibi; “Karşılıksız…Ölesiye…”dir bu aşkın tanımı da. Yine de Biraz su, Biraz ateş, Çokça sevgilim ol. Işığım olmasan da olur Ama aydınlığım ol mutlaka. Cehaleti ben yaratırım Sen bilgeliğim ol. Ölümün sessizliği bulur elbet bedenimi Sen yaşamımın sedası ol. Başlıksız olsa da olurlar Sen şiirlerimin dizeleri ol. Laciverti   Read More ...

0 Yorum

Kirin,pasın içindeyken, Uzaktayken her şeyden, Kendimden, Kimsesizken Ya da öyleymiş gibi zannederken, Sessiz bir intiharı düşlerken, Ayşe girdi düşüme, “Abi” dedi, Döndüm… Ablalık yapmaya gelmiş, Ağlama dedi, Abiler hiç ağlamaz ki. Kelimelerimi eksiltti, Sebeplerimi çürüttü, Delilleri karartmış gizlice, Elini uzattı: Kalk abi, Ölmek için daha çok erken… i.s.e.

1 Yorum

Karanlığı anlatamam ben.Aydınlık doğmayacak gibi,ışığı yak:Beyaz üzerine konuşalım… ‎“sohbet edecek kimse yok.”Gerizekalı modernizasyon,hiçbir şeyden haberin yok. Pandora’nın kutusu açıldı önümde…Korktum…Damağımı kaldırmam gerekiyordu,yine unuttum… Bazen her şeyi anladığımı zannediyorum.Her şey mantıklı geliyor.Böyle zamanlarda kendimden çok korkuyorum… İki seçeneğin var:Riske girip tercihlerde bulunmak ya da sana verileni yaşamak.Tercih yaparken dikkat etmen gereken   Read More ...

0 Yorum

Namuslu Kızlar oral seks yaparlar,iyi aile kızlarının anala da yatkınlığı vardır… “-Ben senin bildiğin kızlardan değilim.”. Her duyduğumda iliklerime kadar ürpermeme sebebiyet veren cümle:Nasıl yani? O zaman sen kız değilsin hatta insan. Ben her türünü biliyorum çünkü.İki elleri oluyor genellikle,iki gözleri;kimisinin ki görmüyor uzağı ya da yakını,hiç görmeyenler de var   Read More ...

0 Yorum

Futbol topu en iyi arkadaşlarımdan birisiydi çocukken,hatta yürümeye bile topla oynamak için başladığımdan şüpheleniyorum zaman zaman.Modernleşme,hızlı büyüme ve doğal olarak gecekondulaşma;küçük bir şehirden metropol haline gelme süreci Gaziantep’in,benim de çocukluk sürecime denk geliyordu.Birlikte büyüdük yani içine doğduğum şehirle.İlk olarak Gaziantep’te aşık oldum,ilk o şehirde ağladım,futbolu da o şehirde sevdim;şehrin yapısı   Read More ...

0 Yorum

‘Gerçek’ şiir,hayata dokunur elbet ama bunun için hayatın da yaşam sahibinin de ‘gerçek’ olması gerekir.. Gerizekalıya;bir gerizekalıya davranman gerektiği gibi davranmazsan,bir süre sonra gerizekalı kendisini hakikaten senin davrandığın kişiymiş gibi zannetmeye başlar.Oysa ne kadar değer verirsen ver,gerizekalı hep gerizekalıdır. SAVAŞ!-Ben savaşmayı bilmem.-SAVAŞ!-Ben savaşmayı bilmem.-Esirgeyen ve Bağışlayan Rabbinin adıyla SAVAŞ!-:)…Beni kandıramazsın,sen   Read More ...

2 Yorum

Henüz bir öyküye,yazıya ve /veya şiire tutunamamış sözlerimi paylaşıyorum bu bölümde sizlerle.Bazıları zamanla büyüyüp,olgunlaşıp öyküye,yazıya şiire dahil olacak bazıları da hep böyle kalacak.Kim bilir belki siz okuyucuların geribildirimleriyle yazarken,söylerken benin aklımdan geçmeyen yerlerde alacak solukları.Yorumlarınıza,ilgi ve alakanıza muhtaç bu bölümü öksüz bırakmayın,olur mu? 

Yorumlar Kapalı